<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ezel Dizisi - Ezeldenberi.com &#187; Röportajlar</title>
	<atom:link href="http://www.ezeldenberi.com/kategori/roportajlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ezeldenberi.com</link>
	<description>Ezel dizisi hakkında bilgiler, fragmanlar ve bölüm analizlerinin ve benzeri içeriklerin bulunduğu Ezel Fan sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Jun 2011 06:41:39 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ezel2i ben bile çözemedim</title>
		<link>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezel2i-ben-bile-cozemedim.html</link>
		<comments>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezel2i-ben-bile-cozemedim.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jun 2011 06:41:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[başrol]]></category>
		<category><![CDATA[kenan]]></category>
		<category><![CDATA[Kenan İmirzalıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ezeldenberi.com/?p=1631</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin en yetenekli oyuncuları arasına ismini yazdırmayı başaran Kenan İmirzalıoğlu; iki yıldır oynadığı ve bugün sona erecek olan &#8216;Ezel&#8217; dizisinin oyunculuğunu çok geliştirdiği belirtiyor.
Dizinin finalinin çekildiği Şile&#8217;de buluştuğumuz oyuncu; dizinin son bölümüyle ilgili ser verip sır vermiyor. &#8216;Ezel&#8217; gibi bir projenin yeniden gelmesinin zor olduğunu söyleyen İmirzalıoğlu; &#8220;10 yıl matematik okudum ama Ezel&#8217;in matematiğini çözemedim&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin en yetenekli oyuncuları arasına ismini yazdırmayı başaran Kenan İmirzalıoğlu; iki yıldır oynadığı ve bugün sona erecek olan &#8216;Ezel&#8217; dizisinin oyunculuğunu çok geliştirdiği belirtiyor.<br />
Dizinin finalinin çekildiği Şile&#8217;de buluştuğumuz oyuncu; dizinin son bölümüyle ilgili ser verip sır vermiyor. &#8216;Ezel&#8217; gibi bir projenin yeniden gelmesinin zor olduğunu söyleyen İmirzalıoğlu; &#8220;10 yıl matematik okudum ama <b>Ezel</b>&#8217;in matematiğini çözemedim&#8221; diyor.<br />
 İki senedir devam eden &#8216;Ezel&#8217; bugün bitiyor.<br />
Neler hissediyorsunuz? İki yıldır durmadan, çok yoğun bir şekilde çalıştık.<br />
Dizi başladığı günden bu yana; &#8220;Neden ruhumuz bu kadar yorgun?&#8221; diye düşünüyorum. Cevabı aslında belli; çünkü büyük olayların içindeydik.<br />
Benim, özellikle de geçen sene, iki kişiyi aynı anda canladırdığım zamanlar oldu. Karakterin içi &#8216;Ömer&#8217;, dışı &#8216;Ezel&#8217;di. İkisini dengede tutmak gerekiyordu. &#8216;Ömer&#8217;i tanıyan arkadaşlarının karşısında &#8216;Ezel&#8217; gibi durup fakat &#8216;Ömer&#8217;in duygularını yaşamak zordu ve büyük bir sınavdı. Fakat bu sınavın sonuna geldik.<br />
 Dizinin bitmesi hayatınızda nasıl bir boşluk yaratacak? Geçen hafta, işi yetiştirme telaşımız vardı ama setin son iki günü üzerime çöktü. İki yıldır bu ekiple çalışıyorum, artık aynı ekiple, aynı mesaiyi yaşayamayacağız.<br />
Burada çalışan arkadaşlarla, kadro bozulmadan yeniden buluşmamız çok zor.<br />
O yüzden birçoğuyla bu sohbetleri yapamayacağım.<br />
Bugünleri çok özleyeceğiz, bugünleri keyifli anacağız.<br />
Dizinin bitmesi elbette hayatımızda bir boşluk yaratacak ama o boşluk, başka projelerle dolacak. &#8221;</p>
<p>TÜRKİYE İÇİN ERKEN Mİ?&#8221; DEDİM<br />
 &#8216;Ezel&#8217;in senaryosunu ilk okuduğunuzda neler düşünmüştünüz? Öncelikle senaryosunun farklı olması beni etkilemişti.<br />
Daha önce Türk televizyonlarında yapılan işlere hiç benzemiyordu. Ben sadece şunu düşündüm; &#8220;Bu zamana kadar yaptığımız tüm işlerin yayından kalkma ihtimali var. Benimki de kaldırılacaksa, böyle bir işte kaldırılsın.&#8221;<br />
Artık diziler belli konular üzerinde dönmeye başladı. Ben farklı bir proje istiyordum. Kafamdaki tek soru şuydu; &#8220;Böyle bir hikaye; Türkiye için henüz erken mi?&#8221; Çünkü insanlar haklı olarak, akşam evlerine geldiklerinde, kafalarını yoracak birşeyler seyretmek istemiyorlar. Bütün günün stresi üzerilerindeyken, kendilerini yormayacak şeyler izlemek istiyor. O anlamda da gerçekten seyircinin rahatça izleyeceği diziler de var. Ama &#8216;Ezel&#8217; biraz daha farklıydı.<br />
İşin sırrı; seyirciyi biraz da yormasındaydı.<br />
Ama halkımız benim beklediğimden daha iyi bir cevap verdi; dizi ciddi şekilde izlendi. </p>
<p>KENDİ İÇİNDE BİR GERÇEKLİĞİ VARDI<br />
 &#8216;Ezel&#8217;in bu entrikalarla dolu olan senaryosunda, seyirci gerçekliği nerede buldu peki? Dizinin kendi dünyasında bir gerçekliği vardı.<br />
Gerçek hayatta dizideki gibi insanlar var mıdır, bunu bilmiyorum. Ama bunu sorgulamanın bir anlamı da yok bence!<br />
Sinemada veya televizyonda yapılan bir işin, esas olarak kendi içerisinde bir gerçekliği vardır.<br />
Onun, bire bir hayattaki karşılığını aramazsınız.<br />
Bir adama Süpermen diyorsanız, o adamın tek eliyle arabaları kaldırıp dünyayı kurtardığına da inanırsınız!<br />
Bizde de mesela &#8216;Ramiz Dayı&#8217; vardı.<br />
Onun her şeyi mükemmel şekilde organize ettiğine inanıyorduk. Çünkü o &#8216;Dayı&#8217;ydı. Yani ondaki potansiyeli ispatladıktan sonra seyirci onun her şeyi yapabileceğine inanıyordu.<br />
Bu &#8216;Ezel karakteri için de geçerli. İnsanlar &#8216;Ezel&#8217;in başına ne gelirse gelsin, bir şekilde o sorunu çözebileceğine inanıyorlardı. </p>
<p>NİYE BENİ SATTILAR?<br />
 Sizce &#8216;Ezel&#8217; onu arkasından vuran arkadaşlarını gerçekten sevdi mi? &#8216;Ezel&#8217;in en büyük sorunu şuydu; &#8216;Eyşan&#8217; en büyük aşkıydı. &#8216;Ali&#8217; ve &#8216;Cengiz&#8217; en iyi dostlarıydı. &#8220;Ne oldu da bana bunu yaptılar?&#8221; diyordu. Niye yaptılar, beni niye sattılar? Sadece para için mi? Ancak gördüğünüz gibi hiçbir zaman da dostlarından vazgeçmedi.<br />
 Yeni sezonda sizi ekranda görecek miyiz? Hayır, göremeyeceksiniz. Ben bugüne kadar hep başrol oynadım. Başrol oyuncularının işi gerçekten çok zordur. Hemen hemen her gün, bütün teknik ekiple birlikte sete geliyorsunuz ve işi onlarla birlikte bitiriyorsunuz. Bu tabii ki çok yorucu oluyor. Bu yüzden arka arkaya iş yapmayı çok yıpratıcı buluyorum.<br />
İki yıl bir dizide başrol oynuyorsanız, kendinizi hem ruhsal olarak, hem entellektüel açıdan beslemeyi unutuyorsunuz. Oyuncu gibi yaşamıyorsunuz.<br />
Mesela ben birçok tiyatro oyununu izleyemedim, sinemaya gidemedim. Birçok konseri takip edemedim.<br />
Sanatsal açıdan bütün bağlarımız kopuyor.<br />
Daha önce cebinizde ne varsa onu harcıyorsunuz.<br />
Bu kısa molalar benim yenilenmemi sağlıyor.<br />
FİLM PROJESİ BEKLİYOR<br />
 Yeni bir film projesi var mı? Sinema; diziler gibi oyuncunun hayatını çok fazla etkilemiyor. Çünkü sadece iki aylık bir konsantrasyon gerekiyor. Eğer bana bu dönemde sinema projesi gelirse, değerlendirmeyi düşünüyorum&#8230;<br />
 İki yıl çok yoğun bir şekilde çalıştınız. İhmal ettiğiniz bedeninize ve ruhunuza nasıl bir ödül vermeyi düşünüyorsunuz? Öncelikle ailemle zaman geçireceğim, sonra denize girip bütün elektriğimi atacağım. Ondan sonra da başka planlar yapacağım.</p>
<p>BURNUMUN DİREĞİNİ SIZLATAN ÇOK SAHNE VAR!<br />
 Dizinin çekimleri sırasında sizi zorlayan sahneler oldu mu? Açıkçası aksiyon konusunda antrenmanlıyım. Çok fazla zorlanmam çünkü aksiyon matematiğini bildiğime inanıyorum. Ama diziye &#8216;Ezel&#8217; olarak giriyorum sonra &#8216;Ömer&#8217; olarak birtakım durumlardan etkileniyorum ve onu saklamaya çalışıyorum. Yani karakterin orada yaşananlardan etkilendiğini seyirci anlayacak ama &#8216;Eyşan&#8217; anlamayacak. Bunu dizinin içinde dengede tutmak çok zor! </p>
<p>KAVUŞMA SAHNESİ ÖZEL<br />
 Peki oynarken çok duygulandığınız ve unutamadığınız sahneler var mı? Annesi ile &#8216;Ezel&#8217;in kavuşma sahnesi bence çok etkileyiciydi. Annesinin, &#8216;Ezel&#8217;in cebine bıraktığı yüzüğü sonradan gördüğü sahneden bahsediyorum. Aslında genel olarak aileyle ilgili tüm sahneler etkileyiciydi. Bir bütün olarak baktığınızda; burnumun direğini sızlatan o kadar çok sahne var ki&#8230;. Mesela &#8216;Kerpeten Ali&#8217;nin &#8216;Ezel&#8217;i korumak için kurşunların önüne kendini attığı sahne vardı. O da güzeldi.</p>
<p>KÖTÜ ÖYKÜYÜ BRAD PITT BİLE KURTARAMAZ<br />
 Günümüzde birçok dizi; ilgi görmediği için yayından kaldırılıyor ve bu durum kimi zaman da oyuncuların üzerine kalıyor. Sizin de böyle bir kaygınız var mıydı? Vallahi ben 10 yıl matematik okudum. Matematikten biraz anlarım, iyi de problem çözerim. (gülüyor) Ama &#8216;Ezel&#8217;de ki matematik gerçekten çok farklıydı&#8230; Dizide; bizim bile sonunu tahmin edemediğimiz, aklımızın ucundan bile geçirmediğimiz olaylar yaşanıp durdu. Ama oynadığımız zaman biz bile inanamıyor, &#8220;Vay be, muhteşem olmuş&#8221; diyorduk. </p>
<p>BU BİR EKİP İŞİ&#8230;<br />
Dizinin tüm sorumluluğunun oyuncuya yüklenmesine gelince&#8230; Ben dizinin başarısının ve başarısızlığının oyuncuya mal edilmesini hiç doğru bulmuyorum. Çünkü bu bir ekip işidir. İyi bir senaryo olmazsa, eğer Türk halkı hikayeyi sevmezse; Amerika&#8217;dan Angelina Jolie&#8217;yi veya Brad Pitt&#8217;i getirin, Üsküdar&#8217;da, Cihangir&#8217;de çekimler yapın, o proje en fazla dört bölüm izlenir. Sonra da yayından kalkar. Fakat hikayeniz güçlüyse, iyi bir oyuncu kadrosuyla ve iyi bir yönetmenle çalışırsanız, ortaya mükemmel bir iş çıkarırsınız.<br />
BANA &#8220;EYŞAN&#8217;I ÜZME, ONU HER GÜN ÖLDÜRÜYORSUN&#8221; DİYORLAR!<br />
 &#8216;Ezel&#8217; sizce iyi biri mi, yoksa kötü mü? &#8216;Ezel&#8217; tam da hayat gibi bir insan&#8230; Yani onu siyah ve beyaz gibi ayırt edemeyiz. Aslında dizinin başında, yani &#8216;Ömer&#8217;ken çok iyiydi. Fakat o iyiliğinin cezasını gördü. Sonra kötülüğü öğrendi. Ama kötü oldu mu? Tam olarak kötü oldu diyemeyiz fakat kötülük yaptı&#8230; </p>
<p>PARAYA BAKMAM<br />
 Beş ana karakterin bir dizide başrol oynaması zor bir durum değil mi? Kimse, kimsenin oyunculuk alanına girmiyor mu? Dizilerde ya da sinemada, oyuncular arasında o tarz rekabetler olmaz! Oyuncuların en büyük derdi; oynayacakları karakteri en iyi şekilde oynamaktır. Biz hatta birçok sahne için karşılıklı konuşuruz. &#8220;Bunu nasıl oynayayım?&#8221; veya &#8220;Bunu sen nasıl oynayacaksın?&#8221; diye. Karşılıklı fikir alışverişleriyle oynadığımız çok sahne olmuştur.<br />
 Türk halkının baştacı olmak ve orada hep kalabilmek için efor sarf etmek yıpratıcı bir şey mi? Benim insanlara karşı olan bu sorumluluk duygum, &#8216;Deli Yürek&#8217; dizisiyle başladı. Onların güvenini ve beklentilerini boşa çıkarmayacak işler yapmayı tercih ediyorum. Bana bir proje geldiğinde hemen paraya bakmıyorum; önce hikayeyle ilgileniyorum, sonra onun seyirciye nasıl aksettirileceğini merak ediyorum. İnsanlar &#8220;Kenan bu işte varsa, o iş güzeldir&#8221; diyorsa, sorumsuzca bir seçim yapamam.<br />
 Cansu Dere ve siz; podyumlardan oyunculuğa geçen ve çok da başarılı olan iki isimsiniz&#8230; &#8216;Ezel&#8217; dizisi oyunculuğunuzu göstermeniz için iyi bir platform oldu, öyle değil mi? Kesinlikle! &#8216;Ezel&#8217; bize yeni alanlar açtı. Çünkü hikayenin gerektirdiği duygular, belki de daha önce tecrübe edemediğimiz duygulardı. O yüzden dizinin oyunculuğumuza çok şey kattığını düşünüyorum. Gerçekten de iyi bir iş çıkarabilmek için kendimizi çok zorladık. Bu arada &#8216;Ezel&#8217;deki gibi karakterlerin, her zaman başımıza gelmeyeceğini iyi biliyoruz. Kendim içinde olduğum için demiyorum ama &#8216;Ezel&#8217; gerçekten Türk dizi sektörü için çıtayı yükselten bir işti&#8230; Senaryosuyla, çekimiyle, oyuncularıyla çok başarılıydı. Böyle bir projenin tekrar gelmesi çok zor! </p>
<p>GENİŞ KİTLEYE ULAŞTIM<br />
 Sokaktaki insanlardan diziyle ilgili nasıl tepkiler alıyorsunuz? Size olan ilgi nasıl? Allah onları başımızdan eksik etmesin! Beni seviyorlar ve bunu da en güzel şekilde gösteriyorlar. Bu ilgi öncesinde de vardı ama &#8216;Ezel&#8217;le daha geniş bir kitleye ulaştım. Bana en çok &#8220;Eyşan&#8217;ı üzme. Eyşan seni bir kere öldürdü ama sen onu her gün öldürüyorsun&#8221; diyorlar. </p>
<p>ANNEM BAZEN İZLEYEMİYOR<br />
 Bazı sahnelerde &#8216;Ezel&#8217;in yaşadıklarına üzülüyorum. Anneniz diziyi izledikten sonra sizi arıyor mu? Annem adrenalinin ve aksiyonun yükseldiği bazı sahnelerde kanal değiştiriyor ve izlemiyor.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bugün <font color="#FF0000">2</font> kez Toplamda <font color="#FF0000">761</font> Kere okunmuştur...</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezel2i-ben-bile-cozemedim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eyşan&#8217;a Bayılıyorum</title>
		<link>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/eysana-bayiliyorum.html</link>
		<comments>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/eysana-bayiliyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Apr 2011 11:09:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[beyin kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[ezeldenberi]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[Tefo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ezeldenberi.com/?p=1605</guid>
		<description><![CDATA[Ezel&#8217;in Tefo&#8217;su Sarp Akkaya, oyunculuk mesleğini abartanlara tepkili. Akkaya, &#8220;Şöhret benim için değil, beni tanıyanlar için bir şey ifade ediyor. 10 sene önce nasılsam hayatıma öyle devam ediyorum&#8221; diyor

* ‘Ezel’ gibi fenomen bir dizide oynamak nasıl bir deneyim?
Sarp Akkaya adı daha önceleri ailem, arkadaşlarım dışında hiç kimse için bir şey ifade etmiyordu. Şimdi belli bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><b>Ezel</b>&#8217;in Tefo&#8217;su Sarp Akkaya, oyunculuk mesleğini abartanlara tepkili. Akkaya, &#8220;Şöhret benim için değil, beni tanıyanlar için bir şey ifade ediyor. 10 sene önce nasılsam hayatıma öyle devam ediyorum&#8221; diyor</p>
<p><a href="http://www.ezeldenberi.com/wp-content/uploads/tefo.jpg"><img src="http://www.ezeldenberi.com/wp-content/uploads/tefo.jpg" alt="" title="tefo" width="250" height="225" class="aligncenter size-full wp-image-1606" /></a></p>
<p>* ‘Ezel’ gibi fenomen bir dizide oynamak nasıl bir deneyim?<br />
Sarp Akkaya adı daha önceleri ailem, arkadaşlarım dışında hiç kimse için bir şey ifade etmiyordu. Şimdi belli bir çevre adım söylendiği zaman “Ezel’de Tefo’yu oynuyor” diyor. Bu da çok mutluluk verici. </p>
<p>*Şöhret sizde neleri değiştirdi?<br />
Şöhret benim için değil, beni tanıyanlar için bir şey ifade ediyor. Dolayısıyla hayatımda bir değişiklik yok. 5-10 sene önce nasılsam öyle devam ediyorum.</p>
<p>*Dizi bu sezon bitiyor. Sizin hayalinizde nasıl bir final var?<br />
Herkesin hakkı ölmek!</p>
<p>*Neden?<br />
Benim hayalim bu. <b>Ezel</b>’den başka kimse kalmasın dizide. Ama Eşyan kalabilir. Ben Eyşan’a bayılıyorum. Çok zeki, çok tutkulu bir kadın. Bir arkadaşım diziyi izlerken, “Eşyan çok kötü ama ben razıyım ona” dedi. Düşününce bana da çok mantıklı geldi. Ona, güçlü olduğu için de hayranım. </p>
<p>*Nasıl kadınlardan hoşlanırsınız?<br />
Ben zeki kadınlardan hoşlanırım. Tabii bir de güzel olsun. </p>
<p>* Diziye dışarıdan biri gibi baktığınızda en beğendiğiniz karakter kim?<br />
Ali rolüne bayılıyorum, ama bayılma nedenim Barış’ın (Falay) oynuyor olması. Kerpeten Ali’yi oynamayı çok isterdim. Yiğit’in (Özşener) oyunculuğunun da çok başka bir büyüsü var. Çok yetenekli oyuncularla çalışıyorum, çok şanslıyım. Hepsini izlerken büyük haz duyuyorum, hepsinden bir şey öğreniyorum.</p>
<p>*Tevfik’in seyirciye çekici gelen yanı sizce ne?<br />
İnşallah silah değildir. Samimiyet olabilir diye düşünüyorum. Benim için oyunculuğun temelinde samimiyet yatıyor. Poz kesmeyi, konuşurken sesimi değiştirmeyi sevmiyorum. Ben aktör ve oyuncuyu ayırıyorum. Aktör benim için tu-kaka bir şey. Oyuncu ise keyifle oyun oynayan kişi. Tabii bu ayrım benim kafamda yaptığım bir ayrım. Dolayısıyla aktör değil oyuncu olmaya çalışıyorum. O yüzden de samimiyetimin seyirciye geçtiğini düşünüyorum.</p>
<p>Uğur Yücel’le oynamayı arzuluyorum<br />
*Set ortamınız nasıl?<br />
Bizim set ortamımız benim daha önce denk geldiğim bir set ortamı değil, bunu övünerek söylüyorum. İkinci sezon bitecek ve ben sette hiçbir tartışma yaşamadım. Harika bir set. Sette başlayan tanışıklığımız çok güzel dostluklara dönüştü. Özel hayatımızda da sık sık görüşüyoruz. Mesela Barış Fulya’da oturuyordu; karısıyla ona baskı yapıp Erenköy’e taşınmaları için ikna ettim. Dostluğumuz uzun yıllar devam eder inşallah. </p>
<p>*Tuncel Kurtiz, Haluk Bilginer gibi oyuncularla aynı sette olmak sizin için ne ifade ediyor?<br />
Anlatabileceğim bir şey değil. İnşallah diğer oyuncu arkadaşlarımın da başına gelir. Tuncel Kurtiz çok büyük bir usta. Onunla aynı sette olmak ömrünün sonuna kadar unutmayacağım bir şey. Doğum günlerimden birine John Malkovich gelmişti ve herkes onu benim arkadaşım sanmıştı. Bir onu, bir de Tuncel Kurtiz’le aynı sette olduğumu hiçbir zaman unutmayacağım. Haluk Abi’yle tiyatro yapmayı çok istiyorum. Kısa vadede bir arzum kaldı; o da Uğur Yücel’in olduğu bir sinema filminde oynamak. O filmde arkadan geçen adamı bile oynarım.</p>
<p>* Bu işin en sevdiğiniz tarafı ne?<br />
Astronot, karınca, köpek, her şey olabiliyorsun. Daha güzel bir şey olabilir mi? Kimseyi öldürmeden katil olabilmek çok acayip bir haz değil mi? Hayatta yapamayacağın her şeyi zihninde tasarlayıp yapabiliyorsun. </p>
<p>*Gerçekten oynadığı rolün etkisi altında kalır mı insan?<br />
Bende olmuyor. “Olur” diyenlere de 1-2 telefon numarası vereyim, arayıp görüşsün, tedavi olsunlar. Çünkü insanın oynadığı rolün etkisinde kalması ciddi bir hastalık. Oyunculuğu abartmasınlar o kadar.<br />
Ben tiyatronun da, oyunculuğun da kutsallaştırılması taraftarı değilim. Kutsallaştırmak işe zarar veren bir durum. “Oyunculuk kutsaldır”, “Perdeler kapanmaz”. Hayır, o perdeler kapanır, kadifedendir, hiçbir kıymeti de yoktur. Ben 31 yaşında bir tiyatro oyuncusuyum, konservatuar mezunuyum. Hakkını vererek işimi yaptığımı düşünüyorum. Bu konuda ehliyetli ve yetkin biri olarak fikrimi söylemem gerekirse; oyunculuğu kutsallaştıranlar ondan korkanlardır. Bence korkmak yerine tadını çıkarmaya baksınlar. </p>
<p>İkiz olmak büyük güven<br />
* Ablanız Esra Akkaya ve ikiziniz Kaya da oyuncu. Birlikte bir projede yer almak ister misiniz?<br />
Üç kardeşin tiyatro yapması çok zor. Ama birlikte bir filmde oynamayı çok isterim. </p>
<p>* Kardeşlik ilişkileriniz nasıl?<br />
Çok kuvvetli, ama ikiz olma durumu anlatılabilir bir şey değil. İkiz olmak büyük güven veriyor insana. Bence dünyanın en güzel şeyi. Keşke Allah herkese nasip etseydi.</p>
<p>* Yeni projeleriniz neler?<br />
Önümüzdeki sezon bir tiyatro projem olacak. Yaz sonunda provaları başlayacak, sezon sonunda da oynanacak muhtemelen. ‘Kaos’ diye bir oyun. Arzum; yazın bir sinema filmi yapmak. Yeni sezona da iyi bir diziyle devam ederiz inşallah. &#8211; Milliyet</p>

<p class="sayac_bilgi">Bugün <font color="#FF0000">0</font> kez Toplamda <font color="#FF0000">537</font> Kere okunmuştur...</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/eysana-bayiliyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neden Sekiz?</title>
		<link>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/neden-sekiz.html</link>
		<comments>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/neden-sekiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Sep 2010 13:00:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Eyşan]]></category>
		<category><![CDATA[ezel]]></category>
		<category><![CDATA[kenan birkan]]></category>
		<category><![CDATA[kerem deren]]></category>
		<category><![CDATA[kıvanç]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Ramiz]]></category>
		<category><![CDATA[sekiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ezeldenberi.com/?p=1199</guid>
		<description><![CDATA[Pazartesi günlerinin vazgeçilmezi Ezel ’in senaristleri, yeni sezonda hayatımıza giren Kenan Birkan ve Sekiz karakterlerini, yeni karakter yazarken ve seçerken yaşananları tüm ayrıntılarıyla anlattı
Ezel yeni sezona tam anlamıyla bomba gibi girdi. Kadrosuna dahil ettiği Haluk Bilginer ve konuk oyuncu olarak diziye katılan Kıvanç Tatlıtuğ’lu ilk bölümü konuşmayan neredeyse tek bir kişi bile yok. Tüm bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pazartesi günlerinin vazgeçilmezi <b>Ezel</b> ’in senaristleri, yeni sezonda hayatımıza giren Kenan Birkan ve Sekiz karakterlerini, yeni karakter yazarken ve seçerken yaşananları tüm ayrıntılarıyla anlattı</p>
<p><b>Ezel</b> yeni sezona tam anlamıyla bomba gibi girdi. Kadrosuna dahil ettiği Haluk Bilginer ve konuk oyuncu olarak diziye katılan Kıvanç Tatlıtuğ’lu ilk bölümü konuşmayan neredeyse tek bir kişi bile yok. Tüm bu gelişmeler ışığında <b>Ezel</b>’in senaristleri Kerem Deren ve Pınar Bulut’un kapısını çalmak şart oldu. Çünkü yeni karakterler ve dizinin akışı, bu çetrefilli intikam hikâyesinin izlenme keyfini artırıyor. Deren ve Bulut’la, yeni sezonda bizi bekleyen heyecanları konuştuk&#8230;</p>
<p> Neden Sekiz?<br />
- Kerem Deren: Yarınki bölümde öğreniyoruz yine. Sekiz bir tarih. Sekiz’in kendini tüm hayatı boyunca hazırladığı bir tarih. Kenan’ın, Sekiz’i tüm hayatı boyunca hazırladığı  tarih.<br />
- Pınar Bulut: Sadece tek bir gün için yaşıyorsanız, o günü adınız gibi taşımak manalı olurdu heralde.</p>
<p>Bu rol Kıvanç Tatlıtuğ için mi yazıldı, yoksa zaten böyle bir karakter vardı da üstüne Kıvanç Tatlıtuğ mu geldi?<br />
- K.D: Bu karakter ve bu karakterin anlamı, ilk sezonun başından beri vardı. Ramiz’in en temel zaafı, yenmeyi, savaşmayı reddedeceği bir düşmanı olması. Kenan Birkan’ın intikam planının son hamlesi o. Kıvanç Tatlıtuğ’u bu karakterle birleştirmeye karar verdiğimizde, bu hikâyenin gidişatına da tesir etti. Bu tarz bir karakter için, seyircilerin belki de pek karşılaşmadığı şekilde, Kıvanç’ta oyuncu olarak çok zengin bir malzeme var; yapılabilecek en isabetli kast oydu. Bir de kurgunun ötesinde, Kıvanç’ın Ezel’de konuk olmasının, proje için, o projenin genel çılgınlığına uyan çok güzel bir manası var. Yapılmaz, olmaz denilen şeylerin peşinden gidilebilmesi, yapımcının, sanatçıların buna samimi hevesi ve böyle ortaya çıkan şeylerin Cengiz’in deyişiyle ‘Hadi be..’lik olması. Lezzetli.</p>
<p>Karakteri biraz detaylandırır mısınız?<br />
- P.B: Sekiz, Kenan’ın bakıp büyüttüğü değil, Kenan’ın sıfırdan yarattığı bir çocuk. İlk günden itibaren bir düşmanın ismini fısıldadı kulağına: Ramiz Karaeski. Kendi isminden nefret ederek büyüdü bu çocuk. Yıllarca. Askeri okullarda<br />
okudu, eşsiz bir asker oldu. Çok adam kurtardı  ama çok da adam öldürdü. Öfke, nefret, kin eğitiminin bir parçasıydı. Sonunda da salt nefretten mütevellit bir adam çıktı ortaya. Yıllar önce aldığı çocuktan, kusursuz bir katil yarattı yani Kenan Birkan. En tehlikeli kavgada bile kendi ölümüne izin vermeyen bir adam oldu Sekiz. Öleceği gün belli çünkü. Ve öldüreceği. Yani Sekiz. İntikam isteyen bir adam değil<br />
sadece. Bir hesaplaşma zamanı.</p>
<p>- Kıvanç Tatlıtuğ sadece 10 saniye göründü ama ortalık yıkıldı&#8230; Bunu nasıl yorumluyorsunuz?</p>
<p>- K.D: Popüler kültürün, yeni, farklı bir tavırla buluşması hep tehlikeli, cazibeli, ilgi çekici. Kıvanç Tatlıtuğ gibi çok beğenilen bir oyuncuyu, birden şap diye, önceden bir reklam hevesinin peşinde koşturmadan, dizinin  sonunda bir anlığına görmek, iştahlandırıcı bir şey. Onu, bambaşka bir maskeyle görmek de öyle. Merak ettiriyor. Egoların deli gibi çarptığı bir sektörde, Kıvanç Tatlıtuğ’u Kenan İmirzalıoğlu’yla birlikte bu kadar içten, paylaşılan bir oyunculuk hevesiyle görebilmek de bence ders kıvamında bir şey.</p>
<p> P.B: Kıvanç ve Kenan’ı karşılıklı bir sahnede izlemek, büyük keyif tabii. Ama yazarlık tarafında da bambaşka bir keyfi var işin; Sekiz ve Ezel’i bir arada izlemek. Yarattığınız karakterlerin bu kadar sıradışı şekilde vücut bulup karşı karşıya gelmeleri, bir yazar için büyük şans. Bir de üstüne Haluk Bilginer varsa işin içinde, bambaşka bir şey oluyor o hikâye.</p>
<p>Peki Sekiz karakteri babası gözünün önünde öldürüldüken sonra Kenan Birkan’a nasıl yakınlaştı?</p>
<p>- K.D: Yarınki bölümün başında öğreniyoruz, geçmişe giderek. Kenan Birkan usulü. KB kararı Ramiz’e bıraktı. Ramiz böylesini seçti.<br />
- P.B: Kenan’ın planı o kadar kusursuzdu ki, Ramiz’in de Sekiz’in de fazla seçeneği yoktu.</p>
<p>Kenan Birkan için isim arayışı sırasında neler yaşadınız?</p>
<p>- K.D: Aklımızda bu rol için zaten iki isim  vardı. ‘Keşke olsa, ama olur mu ki?’ diye heyecanla bekliyorduk. Ezel şanslı bir iş. Oldu. Dizi için bir organizasyon gibi değil de, beraber sinema filmi için toparlanmışız enerjisiyle oluyor bir de.</p>
<p>Haluk Bilginer’in canlandırdığı karakterin fanları olacağını düşünüyor musunuz?</p>
<p>- K.D: Bilmem. Biz, meselenin pek o tarafıyla ilgili değiliz. Biz, bir hayal oyunu kurup, içine garip insanlar yerleştirip, onlarla oynamayı seviyoruz. O insanları elimizden geldiğince, hem köşeli hem de ikilemli yaratmayı seviyoruz, öyle yazması da daha eğlenceli oluyor. Bunlar hepimizde var ya, halledemiyoruz da. O halledememe hali, en kötü insanı bile bize doğru yaklaştırıyor, anlamaya başlayacağımız biri haline getiriyor. İlk şaşkınlık geçtiğinde, birileri, en kötümüzü bile seviyor, ille.</p>
<p>P.B: Kenan Birkan’ı ikinci sezon başlamadan önce yaratan faktörler var bir de. Ramiz Karaeski gibi bir adam mesela. Ramiz’in büyük dostu. Büyük düşmanı, Kenan. Ne<br />
bekliyorduk ki. 30 yıl gibi bir süre geçmiş aradan. Ramiz Karaeski’nin dünyasından gemiş bir insan, tek bir hedefin peşinde 30 yıl koşarsa, nasıl bir şey yaratır kendinden, düşünsenize.</p>
<p>Kenan Birkan’ın kadınlar tarafından çok sevileceği öngörüsü yanlış olmaz sanırım&#8230;</p>
<p>- P.B: Haluk Bilginer’in çıkardığı karakterin  cazibeli bir duruşu var, orası kesin. Bir de bir kadınlık muamması var ama. Biz efendi adamları takdir ediyoruz, saygı duyuyoruz, o tarafa bakmak istiyoruz haliyle. Ama yine de  kötü olandan çeviremiyoruz başımızı. Her kadın hayatının bir noktasında bir ‘kötü çocuğa’ kapılmıştır heralde. Kötülükte güç<br />
var çünkü. Cazibe var. Cesaret ister birine sınırsız kötülük yapabilmek. Sağlam özgüven ister. Ama bunları alt alta sıraladığımızda, kötülük çıkıyor resimden. İyi-kötü fark etmez. İnsan kuvvetli durandan etkileniyor genelde. Ama birini sevmenin binbir türlü istisnası var. Birini sevdiğinizde, başka ne derseniz deyin. En fazla, genelleme yapmış<br />
olursunuz.</p>
<p>Ezel ’i bu sezon bitireceğiz</p>
<p>- Dizinin önemli unsurlarından biri alıntılar&#8230; Sizin bu konudaki bilgi dağarcığınız azalmaya başladı mı yoksa ‘Biz iki Ezel daha çıkaracak kadar okuduk,’ diyor musunuz?</p>
<p>- K.D: Yazarken okumaktan vazgeçmediğimiz için, umarım bir iki Ezel‘den fazlasında kullanılabilecek dağarcığımız yeniliyordur kendini. Edebiyattan bu şekilde de besleniyor olmak, bizim hoşumuza gidiyor. Gerçi bazen neyin alıntı olup olmadığı kafa karıştırabiliyor. Biz iki-üç bölümde bir, bir dize, bir özlü söz, küçük bir paragraf gibi alıntılar yapıyoruz aslında. Sonunda da mutlaka o alıntının kaynağını işaretliyoruz, hatırlatmasını sevdiğimizden. Ama Ramiz’in söylediği her sözü alıntı zanneden de çıkıyor.</p>
<p>- P.B: Bir şeye ilgi duyduğunuzda bilgi dağarcığınız kontrolünüzden çıkıyor zaten. Konunuzla alakalı şeyler, bir şekilde kendini bulduruyor size. Stok yapıp bir noktada durmuyorsunuz yani. Okumak sizin için bir zevkse, durmadan genişliyor o dağarcık.</p>
<p>Bu alıntı konusunda size öneride bulunanlar oluyor<br />
mu?</p>
<p>Yani, ‘Şu lafı kullan bak süper olur,’ gibilerinden&#8230;<br />
- K.D: Tuncel Kurtiz, önerir. Önerileri, okumadığımız kitaplar, yazarlar da olur arada, bizim için öyle bir ‘bonus’u da oluyor. İnternet ortamında önerenler olur, çok değerli bir şairimizle ben öyle tanıştım.</p>
<p>- P.B: Sadık izleyicilerde bir durum oluşmuş ki, eşsiz bir şey o. Okudukları ya da dinledikleri bir sanatsal malzemeye Ezel gözüyle bakıyorlar bazen. Bu şarkı ya da bu şiir tam Ezel‘lik diyorlar. Kıymetli buluyorum o önerileri. Bir hisleri var çünkü işle bütünleşen.</p>
<p>Bu final sezonu mu?<br />
- P.B: Evet.</p>
<p>- Bu diziye senaryo yazmak hayat akışınızı nasıl<br />
etkiledi?<br />
- K.D: Durdurarak. Bu dizi, Türkiye televizyon pratiklerine aykırı. Dediğim gibi, akıllı işi değil. O yüzden 90 dakikalık bir kurgu yapabilmek için hayatımızı durduracak kadar çok zaman ayırıyoruz. Karşılığı: Ezel.<br />
- P.B: Ezel dünyasında yaşıyoruz yani. İnsanı o kadar içine çeken ve orada kalmasını talep eden bir iş ki, etrafınızdaki dünyayla bağlarınızı koparıyorsunuz ister istemez.</p>
<p>Yaptığımız iş akıllı işi değil</p>
<p>- Dizide iyi ve kötü tanımlamasına uyan tek bir kişi yok, karakterler iyilik de yapıyor kötülük de&#8230; Yani sizin deyiminizle melek ve şeytan kim, belli değil&#8230; Doğru mu?</p>
<p>- K.D: Zaten, herhalde öyle bir kavram yok. Birini öyle göstermek, birini yanlış ve eksik göstermek demek. O karakteri tamamlamaya başladığımızda, iyi ve kötüden daha fazla önem verdiğimiz renkler olduğunu görüyoruz. Tabii, bir de zaten dizinin kavramı, kimlik. Kimliğimizin sürekli nasıl oluşup tekrar yıkıldığı. Hayat böyle bir şey herhalde, hiç kimse tam olarak ne iyidir, ne de kötü&#8230; Zamanı da katsayı olarak katın. Bazen tam olarak iyidir. Ama bir an, bir dakika, bir gün. Sonra dönüşür. Belki melek ve şeytan, cennet cehennemde ya da aramızdaki insanlarda gizli değil de, o anlarda gizli.</p>
<p>P.B: Görecelilik hususu var bir de. Kime göre iyi, kime göre kötü, bir tanımını yapamazsınız ikisinin de. İnsanların karakterinde değil, her bir eylemin kendisinde, onun doğasında aramak gerek iyi ve kötüyü. İyi insanlar da kötülük yapıyor çünkü. Nefes aldığımız her an bir seçim yapıyoruz. Kim her zaman iyiyi seçtiğini iddia edebilir ki&#8230;</p>
<p>Diziyi karışık bulduğu için izleyemeyen bir kitle var, ne<br />
diyorsunuz biraz komplike mi?<br />
- K.D: Evet. Hep beraber aldığımız, canımızın istediği, zor ve bence çok cesur bir karar bu. Yine, yapımcının eşsizliğinin bu olduğunu düşünüyorum hep. Bu işin televizyon alışkanlıkları bağlamında tehlikeleri var. O tehlikelerin içinden, alışkanlıklarımızla oluşturduğumuz bazı tembellikleri bozan bir akışı var. Neredeyse, ‘Hadi bakalım sıkıysa bunu takip et,’ der gibi. Akıllı işi değil. O yüzden bayılıyorum yaptığımız işe.<br />
- P.B: Bir de bu kadar sıkı bir takip gerektirdiği için izleyen bir kitle var. Her hafta ne olacağına kafa yormaktan hoşlanan bir kitle. Bir diziden beklediğimiz bu değil belki ama bunun bir keyfi var. Onu inkar edemiyoruz</p>
<p>Kenan, her türlü duygudan arındırmış kendini</p>
<p>İlk sezonda Ezel’in nasıl Ezel olduğunu izledik, ikinci sezon neler vadediyor bize?</p>
<p>- P.B: İkinci sezonda intikamını almak konusunda Ezel’den daha kararlı ve kuvvetli bir adam var öncelikle. Onu yenmek imkânsız. Peki imkânsıza karşı nasıl savaşılır? İşte bu sezon bunu izleyeceğiz. Ezel ve ‘hain dostları’, kazanamayacakları bir savaşa girecekler Kenan Birkan’a karşı. Altta  da kocaman bir kavga verilecek bir yandan. Eskiyle yeninin kavgası. Kenan yeni dünyanın güç sembolü, Ramiz eski, tükenmekte olan bir dünyanın. Ezel, o eski dünyanın son savaşçısı, son temsilcisi olacak Kenan‘a karşı.  İntikamını almak için değil, hayatta kalmak ve Ramiz’in değerlerini yaşatmak için savaşacak. Eski-yeni diyoruz ya. Göreceğiz de  o eskiyi. 70’li yıllara ait flashback’lerle o  hikâyenin aslını öğreneceğiz. Ne olmuş Kenan ve Ramiz arasında? Bu iki  adam nasıl bir araya gelmiş, yükselmiş ve bir daha yan yana gelmemek üzere kopmuşlar. Bir de aşklar var tabii. Ölümcül aşklar. Sadece Ezel ve Eyşan’ın bitmeyen tutkusu değil ayrıca. Başkaları da var. Geçmişte de, bugünde de imkânsız olan aşklar, imkânlı olabilecek mi? Aşk her şeyin üstesinden gelebilir mi? Yoksa her  şeyi tüketebilir mi? Bakacağız.</p>
<p>Sabah/Pazar</p>

<p class="sayac_bilgi">Bugün <font color="#FF0000">3</font> kez Toplamda <font color="#FF0000">1292</font> Kere okunmuştur...</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/neden-sekiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ezel yine izleyicilere birçok sürpriz yapacak!</title>
		<link>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezel-yine-izleyicilere-bircok-surpriz-yapacak.html</link>
		<comments>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezel-yine-izleyicilere-bircok-surpriz-yapacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Sep 2010 15:05:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[kenan]]></category>
		<category><![CDATA[kerem deren]]></category>
		<category><![CDATA[ntv]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[replikleri ramiz dayı]]></category>
		<category><![CDATA[sekiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ezeldenberi.com/?p=1184</guid>
		<description><![CDATA[ NTV Ana Haber bülteni Ezel dizisinin senaristlerini ağırladı.
Can Dündar&#8217;ın sorularını yanıtlayan senaristler dizinin bugünü ve geleceğine dair tüyolar verdi.
NTV Ana Haber bülteni Ezel dizisinin senaristlerini ağırladı. Can Dündar&#8217;ın sorularını yanıtlayan senaristler dizinin bugünü ve geleceğine dair tüyolar verdi.
KIVANÇ TATLITUĞ DİZİDE KALICI MI?
Senarist Kerem Deren ve Pınar Bulut diziye yeni dahil olan &#8216;Sekiz&#8217; karakterine dair [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> NTV Ana Haber bülteni <b>Ezel</b> dizisinin senaristlerini ağırladı.</p>
<p>Can Dündar&#8217;ın sorularını yanıtlayan senaristler dizinin bugünü ve geleceğine dair tüyolar verdi.</p>
<p>NTV Ana Haber bülteni <b>Ezel</b> dizisinin senaristlerini ağırladı. Can Dündar&#8217;ın sorularını yanıtlayan senaristler dizinin bugünü ve geleceğine dair tüyolar verdi.</p>
<p>KIVANÇ TATLITUĞ DİZİDE KALICI MI?<br />
Senarist Kerem Deren ve Pınar Bulut diziye yeni dahil olan &#8216;Sekiz&#8217; karakterine dair merak edilenleri açıklarken Kıvanç Tatlıtuğ&#8217;un kalıcı olup olmadığı sorusunu da ilginç bir yanıt verdiler.</p>
<p>Kerem Deren: Sekiz öyküye belli bir amacı olan bir karakter olarak dahil oldu. Sekiz ve <b>Ezel</b> karşı karşıya gelecek ve biri kaybedecek.</p>
<p>Can Dündar: Kıvanç dizide kalıcı olacak mı peki yoksa geçici olarak bir kaç bölüm için mi oynayacak?</p>
<p>Kerem Deren: Onu göreceğiz bakalım, şimdi söylemeyelim.</p>
<p>Can Dündar programın sonlarında aynı soruyu tekrarlamasına rağmen net bir cevap alamadı. Ancak senaristlerden edindiği izlenime göre Kıvanç Tatlıtuğ&#8217;un dizide kalıcı olmayacağını söylemekten kendini alamadı.<br />
<strong><br />
DİZİNİN ÖYKÜSÜNDE NELER DEĞİŞECEK?</strong></p>
<p>Dizinin senaristleri öykünün ne yönde kurulacağına dair olarak da önemli açıklamalar yaptı. Ezel&#8217;in yeni sezonunda yepyeni bir öykü bekliyor izleyenleri.</p>
<p>Kerem Deren: Bu kez başka bir hikaye var. İmkansıza karşı üç dört insanın mücadelesi. Sıfırdan başlayan bir mücadele. Eski ve yeni arasında bir mücadele.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bugün <font color="#FF0000">1</font> kez Toplamda <font color="#FF0000">462</font> Kere okunmuştur...</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezel-yine-izleyicilere-bircok-surpriz-yapacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Senaristlerden 2. Sezon Açıklamaları !</title>
		<link>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/senaristlerden-2-sezon-aciklamalari.html</link>
		<comments>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/senaristlerden-2-sezon-aciklamalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 21:20:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[ezel]]></category>
		<category><![CDATA[kerem deren]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[senaristler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ezeldenberi.com/?p=1173</guid>
		<description><![CDATA[Ezel&#8217;in senaristleri olan Kerem Deren ve Pınar Bulut Ezel dizisinini 2.sezonu için bir çok açıklamada bulundu. İşte bu açıklamaların bulunduğu video ilk kezsitemizde yer alıyor. İyi seyirler dileriz.


Bugün 0 kez Toplamda 583 Kere okunmuştur...
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><b>Ezel</b>&#8217;in senaristleri olan Kerem Deren ve Pınar Bulut <b>Ezel</b> dizisinini 2.sezonu için bir çok açıklamada bulundu. İşte bu açıklamaların bulunduğu video ilk kezsitemizde yer alıyor. İyi seyirler dileriz.</p>
<p><object width="480" height="360"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xeuyf4?additionalInfos=0"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowScriptAccess" value="always"></param><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xeuyf4?additionalInfos=0" width="480" height="360" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>

<p class="sayac_bilgi">Bugün <font color="#FF0000">0</font> kez Toplamda <font color="#FF0000">583</font> Kere okunmuştur...</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/senaristlerden-2-sezon-aciklamalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haluk Bilginer ve Tuncel Kurtiz yeni sezonu anlattı</title>
		<link>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/haluk-bilginer-ve-tuncel-kurtiz-yeni-sezonu-anlatti.html</link>
		<comments>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/haluk-bilginer-ve-tuncel-kurtiz-yeni-sezonu-anlatti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Sep 2010 12:53:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[ezel]]></category>
		<category><![CDATA[Haluk Bilginer]]></category>
		<category><![CDATA[kenan birkan]]></category>
		<category><![CDATA[ramiz dayı]]></category>
		<category><![CDATA[ropörtaj]]></category>
		<category><![CDATA[Tuncel Kurtiz]]></category>
		<category><![CDATA[yeni sezon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ezeldenberi.com/?p=1047</guid>
		<description><![CDATA[İşte bir yanda Robert Kolejli modern kabadayı Kenan Birkan, bir  yanda Mapushane mezunu mafya babası Ramiz Dayı&#8217;nın kıyasıya rekabeti&#8230;
Yarin  Ezel günü. Merakla beklenen dizinin ikinci sezonu başlıyor. Fakat işler  iyice karışmış durumda. Kenan Birkan ortaya çıkıyor ve Ramiz Dayı’yla  Ezel’in kâbusu olmaya hazırlanıyor. Geçmişlerinde büyük bir ihanet  sonucu birbirlerine düşman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İşte bir yanda Robert Kolejli modern kabadayı Kenan Birkan, bir  yanda Mapushane mezunu mafya babası Ramiz Dayı&#8217;nın kıyasıya rekabeti&#8230;</strong></p>
<p>Yarin  <b>Ezel</b> günü. Merakla beklenen dizinin ikinci sezonu başlıyor. Fakat işler  iyice karışmış durumda. Kenan Birkan ortaya çıkıyor ve Ramiz Dayı’yla  <b>Ezel</b>’in kâbusu olmaya hazırlanıyor. Geçmişlerinde büyük bir ihanet  sonucu birbirlerine düşman olan Ramiz ve Kenan, dönüşü olmayan bir yola  girmişler. Ama birbirlerini hâlâ seviyor, sayıyorlar da. Komplike bir  ilişkileri var yani. Tuncel Kurtiz, Ramiz Dayı’nın sonuna kadar  arkasında ve bu sezon <b>Ezel</b>’in bizi alıp götüreceğinden çok emin.</p>
<p><strong>HALUK BİLGİNER<br />
</strong>* Kenan Birkan, gücünü hiç kimsesinin olmamasından alacak. Kaybedecek bir şeyi olmayan adamı korkutamazsınız.<br />
* Ramiz, Kenan’a ne yaptıysa, o da aynısını Ramiz’e yapacak. Yavaş yavaş&#8230; Bu kedi-fare oyunu hoşumuza gidecek.</p>
<p><strong>TUNCEL KURTİZ<br />
</strong>* Ramiz, Kenan&#8217;ı öldürmemiş, çok sevmiş, hâlâ seviyor. Ama aralarında müthiş bir hikâye var. Çok ağır noktalara gitmiş artık iş.</p>
<p><strong>Tuncel Kurtiz: Ezeli düşmanı sahneye çıktı, Ramiz için zor günler geliyor</p>
<p></strong>Tuncel  Kurtiz’in gözünden Ramiz Dayı: “30 sene hapis yatmış ve hapishanede  ‘okumuş’, enteresan bir adam Ramiz. Adam öldürmüş, bıçak kullanmış, ama  artık kullanmak istemiyor. Kenan’ı da çok sevmiş, öldürememiş, hâlâ da  seviyor.”</p>
<p><strong>- Tuncel Bey, bunca yılın sanatçısısınız. Yönetmenlik yaptınız, senaryo yazdınız&#8230; Fakat Türkiye’de çoğunluk, sizi Tuncel Kurtiz olarak değil de Ramiz Dayı olarak tanıyor.<br />
</strong><br />
-  Bunu kabul etmek lazım, başka çare yok. Yani ‘Ben şunları yaptım da,  siz görmediniz de, bunu mu görüyorsunuz,’ demenin bir anlamı yok.  Televizyon bugün artık her şeyin yerini tutmuş durumda. Ve evlere  misafir gidiyorsun artık. Hiç unutmam bir gün Antakya’da, eşimle beraber  bir hastanenin koridorunda yürüyoruz. Eşim ‘Duydun mu çocuğun söylediğini?’ dedi. ‘Duymadım,’ dedim. ‘</p>
<p>Anne  bizi tanımadı,’ demiş. Hemen döndüm geriye, ‘Tanımaz olur muyum kızım,’  dedim, ‘Dün akşam beraberdik değil mi?’ Gülümsedi. ‘Evet, evet,’ dedi.  Ben bugüne kadar pek öyle dizilerde oynamadım. Ama oynadıklarımda da  zevkle çalıştım. Bu dizide de zevkle çalışıyorum.</p>
<p><strong>- Yeşilçam kuşağı, annelerimiz, anneannelerimiz bu diziyi anlayamadıkları için izlemiyorlarmış. Ne diyorsunuz buna?<br />
</strong><br />
-  Ben Yeşilçam hakkında konuşunca kızıyorlar. Yeşilçam’ın içinde olmayan  insanlar var. Lütfi Akad, Osman Seden, Metin Erksan gibi isimler. Bu  diziyi seyredemeyen anneler, babalar Kuyu’yu,  Sevmek Zamanı’nı seyredebildiler mi acaba? Çılgın adamlar vardı ama  dört-beş kişiydi. Gerisi Amerikan filmlerinin taklitleriydi. Şunu her  zaman söylüyorum, ‘Sanat sineması diye bir  şey yoktur, sinema sanatı vardır.’ Dizide de çok önemli işler  yapılabilir. Mesela bizim senaristler Kerem’le (Deren) Pınar (Bulut)  gerçekten çok güzel işler yapıyor.</p>
<p><strong>- Ezel’in en büyük farkı son yıllarda yapılmış en yaratıcı dizi olması herhalde.<br />
</strong><br />
-  Tabii. Benim de çok hoşuma gidiyor, izliyorum, bakalım ne kadar  başaracak bunu çocuklar, kolay değil yani her hafta 90 dakikayı  çıkarmak. Bir de kadro çok iyi. Baktığın zaman Kenan yeteneğiyle,  gelişmesiyle müthiş. Cansu, inanılmaz bir noktada, hayranlıkla  izliyorum. Ali’yi oynayan Barış, Yiğit’i oynayan Cengiz, Tefo’yu oynayan  Sarp&#8230; Hepsi bomba gibi oyuncular. Şimdi Haluk da geldi, müthiş bir  oyuncu.</p>
<p><strong>- Sizin gibi, Haluk Bilginer gibi yüzü dünyaya da bakan, gerçek sanatçılar artık daha çok ekranda. Bu sizce toplumun seçiciliğinin arttığını mı gösterir, sektörün başka bir yol izlediğini mi?<br />
</strong><br />
- Bir yerde iyi, kötüyü kovuyor sonunda. Buna inanıyorum. Umut olmazsa ben yaşamam. Umudum daha güzel bir dünya. Savaşsız, insanların</p>
<p>özgür olduğu, kundura giyebildiği, çocuğunu okula gönderebildiği, kitap okuyabildiği bir dünya.  Ezel’de belirli bir seviye var şu anda. Bunun seyirci tarafından  beğenilmesinden de büyük bir zevk alıyorum. Diyorum ki ‘Ne mutlu, demek  ki daha güzel işlere gidebileceğiz.’ Nâzım  Hikmet diyor ki ‘Keşke yüz pencere olsa da yüzünü de açsak.’ Ben de  diyorum ki, ‘Keşke bin pencere olsa binini de açsak.’ Neden halkımız  Cahit Irgat’ı, Orhan Veli’yi, Ece Ayhan’ı okumasın? Neden illa ki bir  mutlu azınlık yaratılsın? Bu mutlu azınlığı neden mutlu çoğunluk  yapamıyoruz?</p>
<p><strong>- Senaristlerle muhabbet ediyor musunuz?<br />
</strong><br />
- Ara sıra konuşuyoruz.  Kerem bana kitaplar veriyor, ben ona bir kitap verdim, ondan da hemen  yararlandı mesela senaryoda. Güvercin Gerdanlığı diye, Hasan Sabbah  üzerine bir kitap.</p>
<p><strong>Ramiz, Kenan Birkan’ı çok sevmiş</p>
<p>- Ramiz Dayı başta hep ‘iyi’ydi izleyici için. Sonra bir baktık ki Kenan Birkan’ın hayatını karartmış bu adam aslında.<br />
</strong><br />
-  30 sene hapis yatmış bir adam bu. Ama hapishane öyle bir yerdir ki&#8230;  Okuldur. Bu adam da hapishanede okumuş. Kenan ona Sefiller’i vermiş.  ‘Burada kendi hayatını göreceksin,’ dedi bana,’ diyor. Çünkü Kenan  okumuş bir adam. Ama üçkâğıdın içine girmiş. Ben hapishanede bulunmadım  ama hapishanede yatan çok arkadaşım vardı. Hasan Sabbah olsun, İbn Arabi  olsun, Yunus Emre olsun, Hallacı Mansur olsun&#8230; Bu zor bilgilere  hapishanede ulaşmışlardır. Ramiz Dayı da 30 sene hapishanede çok okumuş.  Macbeth okumuş, Hamlet okumuş, Hasan Sabbah okumuş, tasavvuf okumuş.  Ama adam öldürmüş herhalde. Bıçak kullanmış. Şimdi kullanmak istemiyor  artık. Ama Kenan’ı öldürmemiş, çok sevmiş, hâlâ seviyor. Kenan’ın da ona  saygısı var, hâlâ Ramiz Ağabey diyor. Ama aralarında müthiş bir hikâye  var, çok ağır noktalara gitmiş artık iş.</p>
<p><strong>- Senarist Kerem Deren, ‘Birlikte yükselmenin yarattığı yozlaşma,’ demiş onların ilişkisi için&#8230;<br />
</strong><br />
-  ‘Herkesi yendim,’ diyor. ‘Etrafımda yenecek kimse kalmadı, bir baktım  sen varsın,’ diyor. Bir de Kenan’ın aşkını almış elinden.</p>
<p><strong>- Ama mesele sadece aşk değil herhalde, egosantrik bir durum da var ortada.<br />
</strong><br />
- Aşk için oluyor tabii. Ama aynı zamanda onun elinden almak için de mi yapıyor bilmiyoruz. Hikâye geliştikçe göreceğiz.</p>
<p><strong>- Peki sizce Ramiz’in melek tarafı mı şeytan tarafı mı ağır basıyor?<br />
</strong><br />
- Kimse tam melek ya da tam şeytan değildir. Bazen öyle, bazen böyle olur. Ama çok usta</p>
<p>bir adam artık. Hapishanedeki 30 seneyi yalnız okuyarak geçirmemiş, bileğinin kuvvetine de dayanmış.</p>
<p><strong>Kenan olmasa Ezel ’de yer almazdım</p>
<p>- Haluk Bey’le yoğun sahneleriniz var herhalde&#8230;</p>
<p></strong>- Güzel sahnelerimiz var. Çok zor sahneler, yani benim için kolay değil. Ama Haluk çok iyi bir oyuncu, karşılıklı çok zevkle oynayacağız herhalde. Ben hep korkarım bir işi yaparken, çok çalışmaktan yanayım. Tekstim olduğu halde kendim de yazarım.</p>
<p><strong>- Haluk Bey’le tanışır mıyıdınız?<br />
</strong><br />
- Evet tanıyorduk birbirimizi. Onun tiyatrosunu izledim.</p>
<p>Bir filmde de bulunduk birlikte.</p>
<p><strong>- Uyum yakaladınız mı?<br />
</strong></p>
<p>- Oyuncu onu bulur zaten. Anlaşamadığın insanlar olur tabii. Mesela Kenan (İmirzalıoğlu) olmasaydı ben kolay kolay bu işe girmezdim. Kompleksi yok, ego diye bir şey yok. Öyle biri olsa rahatsız olurdum, zorlanırdım. Haluk da öyle tabii. Haluk’un bulunduğu yer öyle kolay elde edilebilecek bir yer değil. O da zevkle gelmiş bu işin içine.</p>
<p><strong>Sokaklarda olmayı seven biriyim</p>
<p>- Fotoğraf çekiminde de gördük ki izleyici sizi pek rahat bırakmıyor.<br />
</strong><br />
-  Ben sokakta yürümeyi seviyorum. Ne olursa olsun yürüyeceğim. Sokağı  bırakırsam ben biterim çünkü. Ben sokak çocuğuyum, vapura bineceğim,  bakkaldan alışverişimi yapacağım&#8230; Bunu yapamazsam kaybederim kendimi.</p>
<p><strong>- Ramiz Dayı Fun Club var. Facebook’ta bir grubunuz var, 23 bin tane hayranınız üye. Hayatınız Dayı’dan sonra nasıl değişti?<br />
</strong><br />
-  Sokakta tabii ki yoruluyorum. Şuradan iki adım yürüsem, en az 20- 30  kişi ‘Fotoğraf çekilelim,’ diye geliyor. Ama bundan şikâyetçi olmak da  ayıp olur yani. Fakat paparazzilere kızıyorum. Bakkala giderken bile  çekiyorlar.</p>
<p>Bir  gün de köyde, evimde otururken ne oldu biliyor musun? Visconti’nin en  sevdiğim filmlerinden Leopar’ı izletiyorum 17 yaşındaki yeğenime. Benim  üzerimde boxer var bir tane. Dışarıda bir demir kapı var. O demir kapıdan içeri giriliyor. Oradan avluya giriliyor, oradan benim oturduğum odaya giriliyor. Bir kadın, kapıyı açtı, ‘Dayı, sizi çok seviyoruz,’ dedi. ‘Siz kimsiniz?’ dedim. Artık bu kadar olmaz.</p>
<p><strong>- Edremit’teki evinizden İstanbul’a geldiniz bu dizi için. Şimdi bir rezidansda kalıyorsunuz. Eşiniz de sizinle mi?<br />
</strong><br />
- Evet, burada. Yardım ediyor bana sağolsun. Güzel</p>
<p>bir hayat yaşıyoruz burada da. Nasıl olsa köyümüze döneceğiz.</p>
<p><strong>Oynadığım karakter benim en yakınımdır</p>
<p></strong><strong>- Ramiz’in sevmediğiniz tarafları var mı?<br />
</strong></p>
<p>- Ben bir  adamı oynarken o adamla şöyle yakınlaşırım: O adamın yarısı ben olur,  yarısı o olur. Sonra babam benim en yakınımdır, dayımı tanırım. Yani  önce kendi çevremde o adamla nasıl yakınlaşabilirim, ona bakarım. Ondan  sonra kendimle de hesaplaşabilirim. Kendim hakkımda da kimseye  söyleyemediğim sıkıntılı, yanlış taraflarım vardır. Ramiz’i öyle  görüyorum. Ramiz’le yakınlığım var artık.</p>
<p><strong>- ‘Eleştiremem’ mi diyorsunuz?<br />
</strong><br />
- Eleştirirsem o zaman oynayamam zaten.</p>
<p><strong>- Siz bayağı bir bütünleşmişsiniz anladığım kadarıyla&#8230;<br />
</strong><br />
- Gayet tabii. O kadar insan tanımışım, o kadar insanla yan yana oturmuşum, kendimi de artık tanıyorum birazcık&#8230; Onların arasından böyle bir  adam çıktı işte. Bana diyorlar ki ‘Abi, kendin gibi oynuyorsun.’ Yahu  kendim gibi nasıl oynarım, benim Ramiz’le ne ilgim var yani!</p>
<p><strong>- İzleyici çok kaptırıyor kendini işte.<br />
</strong></p>
<p>- Ama çok güzel şeyler de oluyor. Mesela biri  dedi ki bana, ‘Ramiz Dayı ben Avusturya’dayım, seni izlemek için atv  uydusu aldım.’ ‘Niye seyrediyorsun beni ya? Ne var bende?’ dedim. ‘Abi  hani ekmeği alırsın da yemeğin salçasını şöyle bir sıyırırsın ya, sen öyle oynuyorsun,’ dedi.</p>
<p><strong>- Sizce Ramiz nereli?<br />
</strong></p>
<p>- Belli değil. Ama ben bir şeyler kurdum kafama göre, abartmadan. Bir tek ‘değil’ diyorum mesela. ‘Diil’ demiyorum. Ama bunu istediğin yere çekebilirsin. Özdemir Asaf öz İstanbulluydu  ama ‘değil’ derdi mesela. Ege ağzı da olabilir, doğu da olabilir. Bana  nereli olduğumu söyleyebilselerdi, hoşuma giderdi. Onun için bilmeden,  herhangi bir yerden olabilir diye kullanıyorum. Bir gün ortaya çıkarsa eğer, o tarafa doğru dönüşümü yaparım.</p>
<p><strong>Bizim de belalı arkadaşlarımız oldu</p>
<p></strong><strong>- Ramiz gibi biriyle arkadaş olur muyudunuz?</strong></p>
<p>-İstanbul gece hayatının belalı adamlarıyla arkadaşlık ettim gençliğimde, Yılmaz’la (Güney) beraber.</p>
<p><strong>- Akıllı adamlardı herhalde.<br />
</strong><br />
- Harika adamlardır bir tarafıyla. Bir tarafıyla tahammül edilmez insanlardır.</p>
<p><strong>- Mesafeyi korumak da zordur herhalde&#8230;<br />
</strong><br />
- Zordur. Onunla arkadaşlık yaptığın zaman bir zaman sonra, ‘E artık bu kadar yeter, biz senin için bunları yaptık, sen de bize bir kıyak yap artık,’ deyiverir yani. Onun için ne kadar yakın olunur, ne kadar uzak olunur, nasıl mesafe korunur&#8230; O kolay bir şey değildir.</p>
<p><strong>- Nitekim şimdi Ezel‘in yaşadığı da öyle bir şey zaten? Çünkü ‘Acaba beni kullanıyor mu?’ diye de düşünüyor.<br />
</strong><br />
- Ben kullandığına inanmıyorum. Seviyor da onu. O ezilmiş adama yardım etmek istedi Ramiz. Müebbet yemiş birini nasıl kullanacak zaten. Nereden bilecek ki Ulucanlar’da büyük bir katliam olacak da bunun yüzü parçalanacak, o da onu oradan çıkaracak&#8230; Böyle bir şey planlanamaz. Yani bence böyle bir niyeti yoktu. Ama o fırsatı bulup onu kurtardıktan sonra baştan bir adam yarattı ve bir noktada ondan yararlanmak da istedi. Dediğim gibi, ‘Ben sana bir kıyak yaptım, sen de bana yap,’ demiştir, diyecektir hepsi.</p>
<p><strong>- Kendini kaptırmak da kolaydır herhalde o dünyaya&#8230;</p>
<p></strong>- Kolaydır. Altına bir Maserati verirlerse, sen de alırsan, yanarsın.</p>
<p><strong>Haluk Bilginer: Kenan Birkan lisan bilen, iyi eğitimli, zeki bir adam</p>
<p></strong>Haluk Bilginer Ezel ’deki karakteri Kenan Birkan’ı çok sevmiş ve onu şöyle anlatıyor: “Kenan iyi</p>
<p>bir aileden geliyor. Büyük ihtimalle Robert Kolej’de okumuş, yurtdışında eğitim görmüş. O, sıradan bir ‘kötü’ değil”</p>
<p><strong>- Dizinin başarısını neye bağlıyorsunuz?<br />
</strong><br />
- Böyle bir görüntü yönetmeni, böyle bir yönetmen olmasa, oyuncular rollerine böyle cuk oturmasa ve tabii böyle bir senaryo olmasa çekilemez. Çok başka bir  matematiği var dizinin. Satranç oyunu gibi işliyor. Dikkat ederseniz,  geçen sezonun son bölümünde ‘altı ay sonra’ yazdı. Biz altı ay sonra ne  olacağını biliyoruz yani aslında. Senaristler kafasında kurgulamış onu.  Şaşırtmaktan hiç geri kalmıyorlar. O flashback’ler de başka bir zevk katıyor işe. Ve bu, sıradan değil akıllıca döşenmiş bir intikam hikâyesi.</p>
<p><strong>- Üstelik duyguları, karakterlerin insani yönlerini de atlamadan&#8230;<br />
</strong><br />
- Tabii. Mesela benim Kenan Birkan’ı sevme nedenlerimin başında gelir, onun derinlikli bir karakter olması. Sıradan bir  kötü adam değil o. Kimse öyle değil ki hayatta. Biz sadece iyi-kötü,  siyah-beyaz diye bakarsak insanlara, hiçbir şey anlama ihtimalimiz yok.  ‘Bu iyidir, bu kötüdür,’ der, kapatırız defteri. Öyle değil ki. Kötü  niye kötü? Onu da anlamak lazım. Mesela Kenan</p>
<p>Birkan kötü mü? Niye kötü? Ramiz iyi mi? Niye iyi? Ramiz ne yapmış Kenan’a? Kendi ağzıyla anlatıyor.</p>
<p><strong>- ‘Kim melek, kim şeytan?’ sorusunu sık sık sorduruyor zaten dizi&#8230;<br />
</strong><br />
-  Çünkü biliyorsunuz ki Ramiz, Cengiz’in Ömer’e yaptığının aynısını  Kenan’a yapmış. Yani Ezel’le Kenan Birkan’ın hikâyesi son derece  paralel. ‘Beni öldür,’ demiş Kenan, Ramiz’e. Öldürmemiş. Şimdi bunun  faturasını ödüyor.</p>
<p><strong>- Tamam empati kuruyoruz, ama haklı tarafları olsa da Kenan Birkan cani bir adam.<br />
</strong><br />
- Canilik görece bir şey bence. Kim kime canilik yapmış, canilik nerede başlar, nerede biter&#8230;</p>
<p><strong>- Birine kin güderken başkalarına zarar vermek canilik mesela bence&#8230;<br />
</strong><br />
-  Peki ama Ramiz ne yapmış? Kardeşini öldürmüş, elinden sevgilisini  almış. Kenan’ı öldürmekten beter etmiş. ‘Öldür beni,’ demiş, öldürmemiş.  Daha büyük zulüm. Acı çekmesi için yaşatıyor. Herhalde zaman zaman  ölümü bir çözüm olarak düşünmüştür insanlar, çok acı çektiklerinde.</p>
<p><strong>- Ama bence daha çok kıyamadığı için öldürmüyor. Kenan’ı hâlâ  sevdiğini de düşünüyorum. Tuncel Bey de ‘Kenan da ona hâlâ saygı  duyuyor, ağabey diyor,’ dedi.<br />
</strong><br />
- Kesinlikle. Güzelliği de  orada değil mi? Direkt çok büyük bir nefret olsa, ben kendim gider ya  da bir adamımı gönderir Ramiz’i öldürürdüm, biterdi iş. O kadar basit  değil. Zaten Kenan Birkan ‘oh’ demez o şekilde. Ona ne yapıldıysa  aynısını o da yavaş yavaş ona yapacak. Yavaş yavaş yoksun bırakacak her  şeyden. Bu da o yüzden bizim ilgimizi çekecek, seyredeceğiz. Bu akıl  oyunları, bu kedi-fare oyunu hoşumuza gidecek&#8230;</p>
<p><strong>- Anladığım kadarıyla siz Kenan Birkan’ın sonuna kadar arkasındasınız.<br />
</strong><br />
- Yok, ben kimsenin arkasında değilim, ben rolümün arkasındayım.</p>
<p><strong>Ramiz’i kitapla Kenan tanıştırmış</p>
<p></strong><strong>- Kenan Birkan neden mafyaya bulaşıyor?</strong></p>
<p>- Meraktan. Çünkü Kenan Birkan’ın geldiği aile aslında iyi bir aile. Paralı bir aile. Oğullarını iyi yetiştirmişler. İlk kitabı Ramiz’e veren Kenan hatta. Fakat Kenan ailenin kara koyunu gibi. Biraz fırlama, biraz hayta, sokaklarda ne olup ne bitiyor, merakı var. Ramiz’le buluşması da ondan oluyor. Zeki bir  çocuk, merak ediyor her şeyi. Bu dünyaya sürüklenmiş. En dipten  başlayarak çok yükselmiş. Zaten ‘Her şeyin sahibi’ diye geçiyor.</p>
<p><strong>- Sizin de hoşunuza gitti mi böyle birini oynamak?<br />
</strong></p>
<p>- Gitmez mi, böyle bir güç kimin hoşuna gitmez.</p>
<p><strong>- Peki hiç düşündünüz mü nereli, annesi babası kimdir, eğitimi nedir?..<br />
</strong><br />
- Kenan büyük bir ihtimalle Robert Kolej’de filan okumuştur. Çok iyi İngilizce biliyor. İyi eğitilmiş. Büyük bir ihtimalle yurtdışında da eğitim görmüş. Uluslararası işler de yapıyor. Yine büyük ihtimalle İstanbul doğumludur.</p>
<p><strong>- Çok yakışıklı ve cazibeli de bir adam.<br />
</strong><br />
- Kötülüğün, aslında bizim farkında olmadığımız bir cazibesi de var. Büyük bir merak unsuru çünkü. Fakat Kenan sonunda yalnız bir adam. Yalnız kalmış. 30 yıl boyunca çok acı çekmiş.</p>
<p><strong>- Aşk bitmiş herhalde onun için&#8230;<br />
</strong><br />
- Adamın içi boşalmış.</p>
<p><strong>- Hâlâ âşık olabilir mi Selma’ya?<br />
</strong></p>
<p>- Ondan emin değiliz. Ben de bilmiyorum. Ama galiba değil. Başka bir şey olmuş artık o, başka bir şeye dönüşmüş. Selma’ya hâlâ âşık olması çok da işimize gelen bir şey olmaz diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>- Zayıflatır karakteri yani.<br />
</strong><br />
- Karakter, gücünü hiç kimsesinin olmamasından alacak bence.</p>
<p>Birilerine sahip olan birini incitmek çok kolaydır. Korkuları artar. Ama kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir adamı korkutamazsınız.</p>
<p><strong>- Tuncel Bey de Ramiz’in arkasında bu arada.<br />
</strong><br />
-  Olmak zorunda. Başka türlü rolü oynayamazsınız zaten. Hitler’i  oynuyorsanız bile haklı bulmak zorundasınız. Ben Kenan Birkan’ı haklı  görmeliyim ki yaptığı işler seyirciyi ikna etsin. Yoksa biz özel  hayatımızda bu kadar vahşeti, cinayeti rüyamızda görsek hayra yormayız.  Ama işte oyunculuğun böyle şeyleri var, gizli bahçelerinizden bir şeyler  bulmak zorundasınız.</p>
<p><strong>Kenan, Ezel’e sempati duyabilir</p>
<p></strong><strong>- Ezel’le Kenan ilişkisi için ne söylersiniz?</strong></p>
<p>- Çok ilginç işte, Ezel’le Kenan’ın geçmişi aynı aslında. Ezel acaba bununla bir  paralellik kuracak mı, yoksa arada Ramiz var diye ona düşman olmaya  devam mı edecek? Kenan onunla kesin empati kuruyor, biliyor çünkü başına  neler geldiğini.</p>
<p><strong>- Peki sempati duyuyor mu Ezel’e?<br />
</strong><br />
- Bilmiyorum, bence duyacaktır. Geçmişleri aynı.</p>
<p>Birbirlerine düşman değiller, Kenan bunun farkında. Ama Kenan teflondur, her şeyi yapar, ona bir şey yapışmaz. Bilemeyiz yani. Kanun dışı bir şey yapmaya kalkarsa da Kenan Birkan kanun değiştirir. Dolayısıyla kanun dışı olmaz yaptığı şey. O kadar güçlü yani.</p>
<p><strong>Ramiz biterse Kenan da biter&#8230;</p>
<p></strong><strong>- Ramiz’e karşı hiç zaafı yok mu Kenan Birkan’ın?<br />
</strong><br />
- Olmaz mı? Saygısı, sevgisi var. Şimdi göreceksiniz, Ramiz’le karşılaşırken önce bir  doğrulmadan merhaba diyemiyor Ramiz’e. Yani öyle aşağılayamaz onu.  Ramiz de hâlâ Kenan’ı sever. Ama çok büyük ihanetler yaşanmış. İşte  bütün bunlar çok ilginç kılıyor hikâyeyi. Bizim için de iyi, sizin için  de iyi bu.</p>
<p><strong>- Bir taraftan da Ramiz’i yok edince hayatta ne amacı kalacak?<br />
</strong><br />
- Hiçbir şey. Ramiz biterse o da bitti.</p>
<p><strong>- Peki böyle zaaflarını da görebilecek miyiz hiç?<br />
</strong><br />
- Bence olacak. Bence görmeliyiz de. O daha da ilginç kılacak durumu. Öbür türlü çok düz olur. Duygusal bir  tarafı da olması lazım, adam o çelişkiyi yaşasın ki biz de görelim. Biz  de adamı anlamaya çalışalım. Burada asıl anahtar kelime galiba anlamaya  çalışmak. Biz bir şeyi ortaya koymalıyız ve seyirci bir şeyi anlamalı. İnsan nasıl bir yaratıktır? Hangi durumlarda nasıl davranır? Birinin neresini kurcalarsan oradan bir şey fışkırır? Bütün bunlar insanı anlamak için çok iyi bir araç diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>- Tuncel Bey’le oynamak nasıl?<br />
</strong><br />
- Muhteşem. O da tiyatrocu tabii, şimdi biraz  ‘Yoruldum, artık tiyatro yapmayacağım,’ diyor ama bilmiyorum, ben yarın  öbür gün Tuncel Ağabey’i ikna edebilirim. Çünkü o delikanlı Tuncel  Kurtiz, hiç yorulmaz. Yaş alır sadece, hiç yaşlanmaz. Tiyatro bizim  gerçekten kendimizi bulduğumuz yer. Tiyatro olmasa ben sıyırırdım diye  düşünüyorum.</p>
<p><strong>Aşkın, diziye başlamama sevindi</p>
<p></strong><strong>- Yeşilçam kuşağı anlayamadığı için izleyemiyormuş diziyi.</strong></p>
<p>-</p>
<p>Biraz sabretmeleri lazım. Bu biraz ezber bozmak. Biz ezberimizin bozulmasından çok korkuyoruz. Çünkü her şeyin ezberletilmiş olduğu bir milletiz biz, sorgulamıyoruz. Şimdi böyle farklı bir şey hazır oturma odana gelmiş, aç televizyonu bir bak. Anlaşılmayacak bir şey yok. Kimse aptal değil.</p>
<p><strong>- Gençliğinizi oynayacak olan Cahit Gök’le Ramiz’in gençliğini oynayacak olan Ufuk Bayraktar’ı nasıl buldunuz?<br />
</strong><br />
- Enteresan bir  şey var orada. Ufuk Bayraktar, Kader filminde benim gençliğimi  oynamıştı. Şimdi burada Tuncel Ağabey’in gençliğini oynuyor. Ve bizim  dizide dört tane Bayraktar soyadlı insan var, hiçbirinin birbiriyle ilgisi yok. Uluç Bayraktar yönetmenimiz, Kader Bayraktar asistanımız, Ufuk Bayraktar şimdi girdi, bir de Ezel Bayraktar var. (Gülüyor)</p>
<p><strong>- Yakın çevrenizden izleyenler ne dedi diziye girmenize?<br />
</strong><br />
- Geçen seneden bilip sevdikleri bir diziye girmem onları daha bir sevindirdi tabii.</p>
<p><strong>- Eşiniz izliyor muydu diziyi?<br />
</strong><br />
- Büyük ihtimalle izliyor, karakterleri biliyordu çünkü.</p>
<p><strong>- Sizin başlamanıza ne dedi?<br />
</strong><br />
- Çok sevindi. Bir bölümü beraber izledik. Baktım, o da hiç kıpırdamadan izledi. Çekiyor insanı yani.</p>
<p><strong>Ekip olarak ikiye bölünerek çekim yapıyoruz</p>
<p></strong><strong>- Geçen sene izliyor muydunuz Ezel‘i?<br />
</strong><br />
- Aslında bana bu teklif yapıldıktan sonra ev ödevimi yapmaya başladım. Türk televizyonlarında belki de daha önce görmediğimiz</p>
<p>bir tarz. Senaryosu öyle, ayrıca çok titizlikle çekiliyor. Bu kadar kısa zamanda bu kadar kaliteli çekebilmek bayağı bir yetenek istiyor. O yetenekleri bir araya toplamak gerekiyor. Ama ekibe dahil olunca gördüm ki hiç de sürpriz değilmiş bunlar. Muhteşem bir ekip gerçekten. Mesela biz yönetmenimiz Uluç’la bir yerde bir şey çekerken diğer yönetmenimiz Cem başka bir yerde başka bir sahne çekiyor.</p>
<p><strong>- Nasıl dahil oldunuz diziye? Şener Şen’i hatta Al Pacino’yu bekleyenler vardı.<br />
</strong><br />
-  Ben Şener Ağabey’in lafını duydum, fakat anlayamadım. Çünkü Kenan’ın  Ramiz’den çok daha küçük olması lazım. Sonra Ekrem Çatay geldi, biz her  yıl bir buluşuruz kendisiyle zaten. Ama ben  10 yıldır drama yapmadığım için hep özür dilerim. Benim tiyatrom var,  maalesef beş gün dizi çekemem. Fakat böyle bir işle gelince ve Ekrem Bey de ‘Biz</p>
<p>pazartesi-salı yaparız çekimleri, senin oyunlarına engel olmadan,’ deyince, ben de ‘Harika,’ dedim.</p>
<p><strong>MELİS D. ÇALAPKULU / PAZAR SABAH</strong></p>

<p class="sayac_bilgi">Bugün <font color="#FF0000">0</font> kez Toplamda <font color="#FF0000">1165</font> Kere okunmuştur...</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/haluk-bilginer-ve-tuncel-kurtiz-yeni-sezonu-anlatti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ezel&#8217;den neden ayrıldı?</title>
		<link>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezelden-neden-ayrildi.html</link>
		<comments>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezelden-neden-ayrildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 09:42:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar]]></category>
		<category><![CDATA[ezel]]></category>
		<category><![CDATA[sedef avcı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ezeldenberi.com/?p=980</guid>
		<description><![CDATA[ Sedef Avcı, Umut Yolcuları için mi Ezel&#8217;den ayrıldı?
 Ezel&#8217;de Bahar rolüyle ekrana gelen, şimdilerde Umut Yolcuları&#8217;nda rol alan Sedef Avcı diziyle neden yollarının ayrıldığını Cumhuriyet Gazetesi&#8217;ne verdiği röportajda şöyle anlattı: &#8220;Aslında bu dizi için ayrılmadım. Çünkü senaryo gereği zaten Bahar ölecekti ve biz genel hikâyede bunu biliyorduk. İzleyici bilmediği için de beklenmedik bir durum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Sedef Avcı, Umut Yolcuları için mi <b>Ezel</b>&#8217;den ayrıldı?</strong></p>
<p> <b>Ezel</b>&#8217;de Bahar rolüyle ekrana gelen, şimdilerde Umut Yolcuları&#8217;nda rol alan Sedef Avcı diziyle neden yollarının ayrıldığını Cumhuriyet Gazetesi&#8217;ne verdiği röportajda şöyle anlattı: &#8220;Aslında bu dizi için ayrılmadım. Çünkü senaryo gereği zaten Bahar ölecekti ve biz genel hikâyede bunu biliyorduk. İzleyici bilmediği için de beklenmedik bir durum gibi geldi bu.&#8221;</p>

<p class="sayac_bilgi">Bugün <font color="#FF0000">0</font> kez Toplamda <font color="#FF0000">1272</font> Kere okunmuştur...</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezelden-neden-ayrildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ezel&#8217;de bu sezon neler olacak?</title>
		<link>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezelde-bu-sezon-neler-olacak.html</link>
		<comments>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezelde-bu-sezon-neler-olacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 23:29:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[cahit gök]]></category>
		<category><![CDATA[cengiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eyşan]]></category>
		<category><![CDATA[ezel]]></category>
		<category><![CDATA[Haluk Bilginer]]></category>
		<category><![CDATA[kenan birkan]]></category>
		<category><![CDATA[kerem deren]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[ramiz dayı]]></category>
		<category><![CDATA[ufuk bayraktar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni sezon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ezeldenberi.com/?p=977</guid>
		<description><![CDATA[Ramiz ve Kenan önce Aktüel&#8217;de kapıştı&#8230;
Milyonlarca kişinin soluksuz izlediği Ezel&#8217;in yeni sezonunda, Kenan Birkan ve Ramiz Dayı arasında kökü geçmişe dayanan büyük bir hesaplaşma yaşanacak. Ve tüm dengeler yeniden kurulacak. En çok okunan haber dergisi Aktüel&#8217;in yeni sayısında, dizinin senaristlerinden tüyolar yer aldı.

EZEL&#8217;İN YENİ SEZONUNDAN ÖZEL TÜYOLAR
Atv&#8217;nin kısa sürede fenomen hâline gelen dizisi Ezel&#8217;de geçen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ramiz ve Kenan önce Aktüel&#8217;de kapıştı&#8230;</strong></span></p>
<p>Milyonlarca kişinin soluksuz izlediği <b>Ezel</b>&#8217;in yeni sezonunda, Kenan Birkan ve Ramiz Dayı arasında kökü geçmişe dayanan büyük bir hesaplaşma yaşanacak. Ve tüm dengeler yeniden kurulacak. En çok okunan haber dergisi Aktüel&#8217;in yeni sayısında, dizinin senaristlerinden tüyolar yer aldı.</p>
<p><strong><br />
<span style="color: #ff0000;"><b>EZEL</b>&#8217;İN YENİ SEZONUNDAN ÖZEL TÜYOLAR</span></strong></p>
<p>Atv&#8217;nin kısa sürede fenomen hâline gelen dizisi <b>Ezel</b>&#8217;de geçen sezonun en önemli sorusu Ramiz Dayı&#8217;nın ezeli düşmanı Kenan Birkan&#8217;ı kimin canlandıracağıydı. Cevap yeni sezon başlamadan geldi: Haluk Bilginer.<br />
<strong><br />
<span style="color: #ff0000;">Ezel&#8217;de bu sezon neler olacak?</span></strong></p>
<p>Geri dönmelerine çok az bir zaman kaldı. Takvimler 13 Eylül akşamını gösterdiğinde, binlerce kişi ekranların başına geçerek, tuttukları nefeslerini “yavaş yavaş” vermeye başlayacaklar… Herkesin merakla beklediği “Ezel”in yeni sezonunda, “savaş alanı” tahmin edebileceğinizin çok ötesinde. Ramiz Karaeski’nin “şimdiki düşmanı, eski dostu” Kenan Birkan ile olan süreci bayağı zorlu. Ezel ise savaşın ortasında kalırken, gücü yenmeye yetecek gibi değil. Aslında kimsenin gücü yeterli değil. Kenan Birkan, bilinen veya tahmin edilen hiçbir düşmana benzemiyor. Kötülükleri, hayata olan iştahı ve “gücü” bilinenin ötesinde. Diğer taraftan da haklı nedenleri var, eski dostu Ramiz’in ona yaşattığı şey muamma ve intikam duygusu büyük. Tüm yaşananlar “iyi ve kötünün bahçesi”nde hayat buluyor. Kimin gerçekten iyi, kimin ise gerçekten kötü olduğu sorgulanacak, bu çok belli.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KENAN BİRKAN KADINLARIN YENİ GÖZDESİ OLACAK</strong></span></p>
<p>Eski ve yeninin karşı karşıya gelmesine tanık olacağız bir yandan da. Ramiz ile Kenan kozlarını paylaşırken, aralarındaki farklar herkesin kafasını karıştıracak. Erkeklerin kendilerine rol model aldığı Ramiz’e karşılık Kenan Birkan kadınların yeni gözdesi olmaya aday. Çünkü o, cazibesinin farkında ve Ramiz’den farklı bir tavırla bunu kullanmayı iyi bilen bir adam.</p>
<p>Hikâyenin yeni bölümlerini izlemeden önce, fenomen hâline gelen dizinin senaristleri Kerem Deren ve  Pınar Bulut ile bir araya geldik. Dizinin geleceği hakkında önemli tüyolar verdiler. Dizi, 70’li yıllara dönüyor ve bu iki adamın gençlik yılları hayat buluyor. İki yeni oyuncu Cahit Gök (Kenan Birkan), Ufuk Bayraktar (Ramiz Karaeski) bitmeyen düşmanlığın, dostlukla başladığı günleri canlandırıyorlar. Merakla beklenen Kenan Birkan karakterinin bugününe ise ünlü aktör Haluk Bilginer hayat verecek.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>70&#8242;LERE YOLCULUK</strong></span></p>
<p>Senarist Kerem Deren, 70’li yılları merak eden bir isim ve kendi deyimiyle bu döneme çok iyi çalışmış. Dizinin yeni süreci ile ilgili şu yorumu yapıyor: “Öncelikle Ramiz Karaeski’nin gençliğini, aslında ne olduğunu merak ediyoruz. O dönemin dünyasının kendine ait bir kurgusu var. Şimdiki zamanda, çok güçlü bir düşmana karşı alttan savaşmaya çalışan birilerini göreceksiniz. O dönem ise Ramiz ve Kenan, kendilerinden güçlü bir düşmana karşı savaşıp yükselmeye çalışacaklar, burada paralel giden bir süreç olacak. 70’li yıllar başlı başına bir malzeme, oraya biraz gireceğiz. Elbette ki biraz tadımlık çünkü asıl hikâye bu değil.” Senarist Pınar Bulut ise, Ramiz’i şu anda da izlemenin güzel olduğunu ama “efsanenin doğuşunu” izlemenin daha da keyifli olacağını söylüyor.</p>
<p>Kerem Deren, iki insanın arasında ne olduğuna değiniyor: “Geçen sezonki bölümlerde verilen tüyolar yeterli aslında. Ramiz’in bu adama bir şey yaptığı çok ortada, zamanında çok iyi arkadaş oldukları ve  birlikte yükseldikleri belli ve bu yükselmenin de bir yozlaşma yarattığı net. Onun dışında birebir ne olduğunu görmek gerekiyor.”</p>
<p>Pınar Bulut için Kenan Birkan çok enteresan bir  adam: “Kerem’in söylediği çok güzel bir şey vardı. Kötülüğün gerçek yüzünü görmek istiyorsanız biraz daha bekleyeceksiniz, çünkü Kenan Birkan’ın gözünde kötülük, harika bir adamın bitmeyen yasında gizli. Kenan Birkan, harika bir adam. Ondan etkilenmemek mümkün değil, bildiğimiz kötü adamlardan da değil o anlamda.”</p>
<p>Deren, öte yandan Kenan’ın yapmış olduğu kötülüklerin de sınırı olmadığının altını çiziyor. Bunu gördüğümüzde ise inanamayacağız. Bu kötü adamı yaratırlarken, hayatımızda sıkça rastladığımız kötü konuşan, düşünen, soğuk, kuru erkek profilinin dışında bir  karakter çizilmiş. Kerem Deren, ortaya çıkan adamı hayata karşı çok iştahlı ve meraklı olarak tanımlıyor: “Sizi dinlerken hep çok dikkatli, bir şeyi merak ettiğinde kalkıp onun yanına gidiyor. Böyle bir adamın kötü olması, soru işaretini de beraberinde getiriyor.”<br />
<strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;ŞEYTAN AYNI ZAMANDA CAZİBE DEMEKTİR&#8221;</strong></span></p>
<p>Kötülüğün çekici olduğu Kerem Deren için çok önceden sabitlenmiş bir şey: “Şeytanı çıkaran vatandaş, çekicilik üzerinden çıkarmış zaten, şeytan aynı zamanda cazibe demek. Sorulardan biri, bu cazibenin yüzlerinin neler olduğu.”</p>
<p>“Bence kötülüğün nedenleri çok çekici. Yani, gerçekten kötülük yapmak için cesur olmalısın. Cesaret veya iddialı olmak çok çekicidir. Bunun gibi birçok neden sayabiliriz” diye ekliyor Pınar Bulut.</p>
<p>Deren, “Karakterleri oluştururken ilk önce kendimiz hakkında yazıyoruz, onun kaçarı yok” diyor. Teknik kısmı ise tema belirliyor. Ezel projesinde kişisel olarak ilgilendiği nokta ikilemler. İzlediğimiz karakterlerin ikilemi ise, “şunu veya bunu seçeyim”den ziyade, sürekli olarak ortasında durup, bir  yere hareket edemiyor olmak. Ezel’de en çok kullanılan kelimelerden biri ise “Kimsin sen?”. Karakterlerin hepsinde de aynı soru var. O sorunun da net bir cevabı olamıyor bir türlü. Kerem Deren de, kendi hayatında, hepimiz gibi ikilemlere düştüğünü söylüyor.</p>
<p><strong><br />
<span style="color: #ff0000;">EZEL NEFRET ETTİĞİ İNSANLARLA YAN YANA OLACAK</span></strong></p>
<p>Ezel’i intikam dolu varlığıyla, her şeyi yapan bir adam olarak izledik. Yeni sezonda onu, hiçbir şeyi yokken izleyeceğiz. Bu durum Ezel’in güçlerini aldığımızda geriye ne kalıyor sorusunu sormamıza neden olacak. Onu nefret ettiği üç insanla savaşırken izledikten sonra, bu insanlardan bazıları ile yan yana göreceğiz. Geriye doğru giderken<br />
dönüşü olmayan sonuçlar olacak ve sevdiğimiz bazı insanlar ölecek. Bu sonuçlarda, Kenan Birkan etkisi büyük. Gücü, Ezel ve Ramiz’in ve diğerlerinin çok ötesinde.</p>
<p>Pınar Bulut ise, Ezel’in ne yapacağını merak ediyor. Geçen sezon sevdiği kadına karşı mücadelesi, iç dünyasında onlara kıyamama süreci varken, çok kötü şeyler yapabilecekken, şimdi karşısında Kenan Birkan var, hayatında karşılaştığı başka hiçbir düşman gibi değil. Ezel, Ramiz’in dünyasına sonradan girmiş ve raconu öğrenmiş, o dünyanın adamı değil. Ramiz- Kenan kapışmasının ortasında kalan Ezel’in neler yapabileceği merak konusu.</p>
<p><strong><br />
<span style="color: #ff0000;">ESKİ VE YENİNİN SAVAŞINDA EZEL KAZANAMAYACAK</span></strong></p>
<p>Ramiz eski usulün, Kenan ise “dünyaya hakim” yeni usulün adamı. Olacakları başından itibaren Ezel’in kazanamayacağı bir savaş olarak seyretmek gerek. Eski-yeni savaşı ciddi bir değerler çatışmasına sahne oluyor. “Ezel Son Mohikan gibi. Eski usulü öğreten bir hocası var, karşısında da bu usul umurunda olmayan biri var. Geçen sefer savaş onurla ilgili değildi, hatta herkesin savaşması için onurunu da biraz yenmesi gerekiyordu. Şimdi onurla ilgili savaş var” yorumunu yapıyor Deren.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SIRADA ÖLÜMCÜL BİR AŞK VAR</strong></span></p>
<p>Senaristler, aşk için ne kadar ileri gidilebileceğini sorup, bunu Cengiz ve Ezel’in Eyşan’a olan aşkı üzerinden gördüler. Şimdi, Ramiz ve Kenan ‘ın aşklarına tanık olacağız. Onlar da yepyeni şeyler söyleyecekler. Mazisi çok hisli ama pratiğini sürekli olarak izlemediğimiz bir aşk hikâyesi vardı. Bu sefer ulaşılamayan, net ve sürekli bir aşk hikâyesi izleyeceğiz. Kerem Deren bu aşk için “Ölümcül bir aşk hikâyesi, iki taraf için de, şimdi ölümcül olduğu kadar hiçbir zaman olmamıştı. Bir uçuruma doğru gidişlerini izliyor olacağız” diyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><br />
RENGİNİ GİZLEMEK</strong></span></p>
<p>Ramiz’in öncesini ve şimdiki sürecini göreceğiz. Bu iki adamın ahlak anlayışları farklı, Ramiz geniş zamanların adamı. Hayatı yaşayışı, algılayışı geniş bir zamanda duruyor. Kenan Birkan yaşadığı anın içinde var oluyor. Ramiz için kan bağı, arkadaşlık gibi modası geçmiş değerler önemli. Kenan için kan bağının anlamı yok, arkadaşlıktan anladığı bambaşka bir şey. Şiddet, Ramiz’in gençlik zamanında insanın insana uyguladığı fiziksel bir hamleyken, Kenan için düşmanı gücünden soyutlamak gibi “psikolojik şiddet” söz konusu.</p>
<p>Senarist Pınar Bulut, en önemli farkın “üslup” olduğu görüşünde. Kötülük veya iyilik yapmak istendiğinde veya karar verildiğinde eski dünyada mesele, rengini keskin bir şekilde “göstermekse”, yeni dünyada eylem “rengini gizlemek”.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bugün <font color="#FF0000">1</font> kez Toplamda <font color="#FF0000">794</font> Kere okunmuştur...</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezelde-bu-sezon-neler-olacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ezel dizisi ikinci sezonunda izleyiciye veda edecek.</title>
		<link>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezelciler-diziniz-bu-sezon-bitecek.html</link>
		<comments>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezelciler-diziniz-bu-sezon-bitecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 07:54:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[azad]]></category>
		<category><![CDATA[burçin terzioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ezel]]></category>
		<category><![CDATA[Kenan İmirzalıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ramiz dayı]]></category>
		<category><![CDATA[Tuncel Kurtiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ezeldenberi.com/?p=915</guid>
		<description><![CDATA[Ezelciler, diziniz bu sezon bitecek!
Ezel dizisi ikinci sezonunda izleyiciye veda edecek.

Geçen sezonun en çok ses getiren dizisi Ezel, yeni sezonun bitiminde izleyiciye veda edecek.
Dizide Ramiz Dayı&#8217;nın kızı Azad rolünü canlandıran Burçin Terzioğlu, Bugün gazetesinden Şebnem Özcan&#8217;ın sorularını yanıtladı:
TEK İZLEDİĞİM DİZİ ‘EZEL’Dİ
- Ezel&#8217;de Ramiz Dayı&#8217;nın kızını oynuyorsunuz, Tuncel Kurtiz Ramiz Dayı kadar entelektüel mi?
Fazlası  da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ezelciler, diziniz bu sezon bitecek!</strong></p>
<p><strong><b>Ezel</b> dizisi ikinci sezonunda izleyiciye veda edecek.</strong></p>
<div id="divAdnetKeyword">
<p>Geçen sezonun en çok ses getiren dizisi <b>Ezel</b>, yeni sezonun bitiminde izleyiciye veda edecek.</p>
<p>Dizide Ramiz Dayı&#8217;nın kızı Azad rolünü canlandıran Burçin Terzioğlu, Bugün gazetesinden Şebnem Özcan&#8217;ın sorularını yanıtladı:</p>
<p><strong>TEK İZLEDİĞİM DİZİ ‘EZEL’Dİ</strong></p>
<p><strong>- <b>Ezel</b>&#8217;de Ramiz Dayı&#8217;nın kızını oynuyorsunuz, Tuncel Kurtiz Ramiz Dayı kadar entelektüel mi?</strong></p>
<p>Fazlası  da var. Tuncel ağabey kitap gibi, onu oturup okumak lazım. Onunla  sohbet etmek çok büyük keyif. Anlattıklarından pek çok şey  öğrenebilirsiniz. Ona çok saygı duyuyorum ve seviyorum. Hep okuyun,  herkese okuyun der. Çünkü o hep okur, izler ve yazar.</p>
<p><strong>- Dizide canlandırdığınız karakter &#8216;Azad&#8217;la benzer yönleriniz var mı?</strong></p>
<p>Yok,  onun yaşadığı hayat başka, benim yaşadığım hayat çok başka. O daha asi,  dik başlı&#8230; Ben daha uysalım. Onu ortaya çıkartırken senaristlerimiz  çok yardım etti. Konuşmalarımız sonrasında bana Azad&#8217;ı çizdiler.</p>
<p><strong>- Bir izleyici gözüyle Ezel&#8217;de en sevdiğiniz rol hangisi?</strong></p>
<p>Ben  diziye başlamadan önce de tek izlediğim dizi Ezel idi. &#8220;Aaa bugün  Pazartesi, hadi eve gidip Ezel&#8217;i izleyelim&#8221; diyordum. Benim hayatımda  dizi izlemişliğim yoktur halbuki. Bir tek &#8216;İkinci Bahar&#8217;ı izlemiştim.  Bir oyuncu olarak, &#8220;Kim varmış kim yokmuş&#8221; diye değil, hayranlıkla,  izleyici gözüyle izlerdim. Hepsi çok başarılı Cansu Dere&#8217;den tutun da  Kenan İmirzalıoğlu&#8217;na kadar herkes öyleÖ Benim en sevdiğim rol Sarp  Akkaya&#8217;nın oynadığı &#8216;Tevfik&#8217; karakteri, çok karizmatik. Barış Falay da  öyle. Barış da kötü bir adamı sevdirerek oynadı.</p>
<p><strong>- Size göre, Türkiye&#8217;de gerçek anlamda kaç tane jön var; Kenan İmirzalıoğlu da bunlardan biri midir?</strong></p>
<p>Tabii.  Kenan çok da iyi bir jöndür yani.  Jönümüz çok değil ama iyi jönlerimiz  var. Kenan yeri geliyor 40 saat çalışıyor, çok da iyi oynuyor.  Mankenlikten oyunculuğa geçiş yapan oyuncular hakkında çok iyi  düşünüyorum. Hem güzeller hem de iyi oynuyorlar. Ben de bir pastanede  çalışan biri olabilirdim, aşçı olabilirdim. O zaman kimsenin sen oyuncu  olamazsın demeye hakkı yok. Herkes kendi işini yapsın. Alanı varsa,  satanı varsa kime ne? Cansu Dere de manken ve gayet iyi oynuyor.</p>
<p><strong>- Ezel kaç sezon sürecek?</strong></p>
<p>Bu sezon bitecek. İki sezon bir dizi için iyidir. İzleyicinin tadı damağında kalsın.</p>
</div>

<p class="sayac_bilgi">Bugün <font color="#FF0000">0</font> kez Toplamda <font color="#FF0000">597</font> Kere okunmuştur...</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezelciler-diziniz-bu-sezon-bitecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Ezel&#8217;den sonra hayatım değişti&#8230;</title>
		<link>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezelden-sonra-hayatim-degisti.html</link>
		<comments>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezelden-sonra-hayatim-degisti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 08:08:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[ezel]]></category>
		<category><![CDATA[kemal uçar]]></category>
		<category><![CDATA[Kenan İmirzalıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[murat şeker]]></category>
		<category><![CDATA[tuğba ünsal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ezeldenberi.com/?p=911</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;Ezel&#8217;de Kenan İmirzalıoğlu&#8217;nun kardeşini canlandıran  Kemal Uçar: Diziden önce normal bir hayatım vardı. Şimdi popülerlik  geldi, hayatımda her şey değişti. Öyle ki bir ara kendime &#8220;Ne oluyorum&#8221;  falan dedim
atv&#8217;nin ilgiyle izlenen dizisi Ezel&#8217;de  Kenan İmirzalıoğlu&#8217;nun kardeşini canlandıran Kemal Uçar, Murat Şeker&#8217;in  yönettiği &#8216;Çakallarla Dans&#8217; adlı filmde rol alıyor. İlk kez [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8216;Ezel&#8217;de Kenan İmirzalıoğlu&#8217;nun kardeşini canlandıran  Kemal Uçar: Diziden önce normal bir hayatım vardı. Şimdi popülerlik  geldi, hayatımda her şey değişti. Öyle ki bir ara kendime &#8220;Ne oluyorum&#8221;  falan dedim</strong></p>
<p><!--Smartlink reklam kodları için  olmalı! F.M.-->atv&#8217;nin ilgiyle izlenen dizisi <b>Ezel</b>&#8217;de  Kenan İmirzalıoğlu&#8217;nun kardeşini canlandıran Kemal Uçar, Murat Şeker&#8217;in  yönettiği &#8216;Çakallarla Dans&#8217; adlı filmde rol alıyor. İlk kez sinema  filminde oynamanın heyecanını yaşayan Uçar, filmde bahis çetesini  çökertmek isteyen bir polisi canlandırıyor. Başrolü Tuba Ünsal&#8217;la  paylaşan oyuncu, &#8216;Ezel&#8217; dizisinin kendisine kattıklarını ve yeni filmini  anlattı:</p>
<p><strong>İlk kez sinema filminde oynayacak olmak nasıl bir duygu?<br />
</strong>Çok heyecanlıyım. Esas yapmak istediğim şey komediydi zaten. Komik yanımı gösterme şansı bulacağım bir proje olacak.</p>
<p><strong><br />
BOND&#8217;U İZLEDİM </strong><br />
<strong>Nasıl birini canlandırıyorsunuz?<br />
</strong>Burada Tuba&#8217;yla birlikte bir polisi canlandırıyorum. Aslında biraz  talihsiz bir polis. Başarılı olmak, işinde yükselmek istiyor ama bir  takım talihsizliklerle uğraşıyor. Çete çökertmek için yola koyuluyor ama  çökerteceği çete esas çete değil.</p>
<p><strong>&#8216;Ezel&#8217;de rol almanızın bu filmde oynamanızda bir katkısı var mı sizce?<br />
</strong>Kesinlikle katkısı var ama aslında engeli de oluyor&#8230; Yapımcılar  teklifte bulunmaya korkuyorlar, çekiniyorlar. &#8216;Bu adam &#8216;Ezel&#8217;de oynuyor,  bizim filmde oynamaz&#8221; diyorlar. Bunu çok duydum.</p>
<p><strong>Çekimler nasıl geçti?<br />
</strong>Çok eğlenceli ve keyifli geçti. Bizim eğlencemizin yarısı bile  seyirciye yansısa yeter. Kadrodakiler çok deneyimli isimler olmasının  yanı sıra gerçek hayatlarında da komik insanlar.</p>
<p><strong>Filmdeki rolünüze nasıl hazırlandınız?<br />
</strong>Benzer filmlerden örnekler seyrettim. Türk polisiyelerden çok  yabancı filmlere baktım. Eddie Murphy filmlerini izledim. İkili polis  sahnelerini izlemeye çalıştım. İlginç gelecektir ama James Bond  filmlerindeki Bond kızıyla Bond&#8217;un ilişkisine dikkat ettim. Sonuçta  bizim de burada Tuba&#8217;yla bir ikili olma durumumuz var. Filmin sonuna  doğru romantik bir şeyler olacak aralarında.</p>
<p><strong>Tuba Ünsal&#8217;la iletişiminiz nasıl oldu filmde?<br />
</strong>Tuba da inanılmaz eğlenceli bir oyuncu. Rolümde çok yardımcı oldu.</p>
<p><strong>Filmde futbol oynuyorsunuz. Gerçekte futbolla aranız nasıl?<br />
</strong>Futbolla aram iyi. Babam eski Adanademirspor futbolcusudur. Onunla konuştuğumda &#8220;Hay Allah&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Oyunculuk ne anlam ifade ediyor sizin için? </strong><br />
Bu soruyu ben de sordum kendime&#8230; Sabah 07.30&#8242;da yorucu bir çekimden  sonra eve dönünce &#8220;Ben ne yapıyorum?&#8221; diye sordum. Oyunculuk sadece  sevmekle açıklanamaz. &#8220;Nefes almaktan vazgeçemeyişimi seviyorum, nefes  almanın müptelasıyım&#8221; diye açıklayamazsın; bir şekilde nefes alırsın.  &#8220;Ben bugün hiç nefes almak istemiyorum&#8221; deme şansın yok. Oyunculuk da  nefes almak gibi bir şey.</p>
<h1>Komedi filmi hep hayalimdi</h1>
<p><!--Smartlink reklam kodları için  olmalı! F.M.--><strong>Komediyi seven bir oyuncunun ilk olarak &#8216;Ezel&#8217; gibi draması yüksek bir işte rol alması dezavantaj mıdır size göre?<br />
</strong>Aslında böylesi çok daha iyi oldu. <b>Ezel</b>&#8217;de ekstra dramatik sahneler var. Çok yüksek performans gösteriyoruz. Seyirci beni bu filmde görünce çok şaşıracak. Bu da benim biraz daha hoşuma gitti açıkçası. Mesela Olgun Şimşek de inanılmaz komik rolleri canlandırır ama çok acayip ciddi rollerin de başarıyla altından kalkar. Ben hep bu yönümü de göstereceğim bir filmde oynamayı çok istedim.</p>
<p><strong><b>Ezel</b>&#8217;den sonra hayatınız değişti mi?<br />
</strong>Değişmez mi? Ben daha normal bir hayat süren, gönlüne göre gezen  tozan, sakin bir adamdım, şimdi o sakinlik gitti. Diziyle birlikte  popülerlik de geldi. &#8220;Ne oluyoruz?&#8221; falan oldum bir ara ama herkesin merak ettiği ve herkesin içinde olmak istediği bir işte rol almak çok güzel bir duygu. İşin karşılığını almak çok güzel.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bugün <font color="#FF0000">0</font> kez Toplamda <font color="#FF0000">423</font> Kere okunmuştur...</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ezeldenberi.com/roportajlar/ezelden-sonra-hayatim-degisti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

